Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7340 E. 2012/13724 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7340
KARAR NO : 2012/13724
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalıya ait hayvan sürüsünün hatalı olarak yolun karşısına geçirilmek istenirken sebebiyet verilen trafik kazasında hasarlandığını, araç hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, 7.910,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 4.746,40 TL. tazminatın 08.6.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı
49,35 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 250,69 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 10.12.2012 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Somut uyuşmazlıkta, davacıya kasko sigortalı aracın 4.5.2007 tarihinde davalı idaresindeki hayvan sürüsüne çarpması sonucu araçta 7.910,00 TL tutarında hasar meydana geldiği hasar bedelinin 1.6.2007 tarihinde sigortalıya ödendiği, davalının olayda tam kusurlu olduğu iddiasıyla ödenen tazminatın rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 27.1.2009 tarihinde dava açılmış,
Dava dilekçesi 10.2.2009 günü kendisine tebliğ edilen davalı süresinden sonra verdiği 11.3.2009 günlü cevap dilekçesi ile davada zamanaşımının gerçekleştiğini, kusursuz olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuş,
Davalı vekilinin 11.3.2009 günlü cevap dilekçesine karşı davacı vekili 30.4.2009 günlü cevaba cevap dilekçesi ile davanın 2918 sayılı yasanın 109. Maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davanın süresinde açıldığını bildirmiş,
Yargılama sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulü ile kusur oranına göre 4.746,40 TL nin ödeme tarihininden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,
Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Davalının temyiz itirazı yönünden yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Zira;
2918 sayılı yasada, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu 85.madde de düzenlenmiş olup, yasada ” bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa ……. motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmü getirilmiştir.
Görüldüğü üzere 2918 sayılı yasanın uygulama alanı sadece motorlu araçların işletilmesi esnasında motorlu araçların vermiş oldukları zararlar ile sınırlı tutulmuştur.
Oysa somut uyuşmazlıkta motorlu araç zarar veren durumda değil zarar gören konumundadır. Motorlu araca davalının hayvan sürüsünün zarar vermesi nedeniyle tazminat istenmiştir.
Bu halde uyuşmazlıkta 2918 sayılı yasanın 85.maddesi ile zamanaşımını düzenleyen 109/1 maddesi hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın kaynağı mülga 818 sayılı BK.56 (TBK 67.) maddesinde öngörülen haksız fiil hükümleri olup, dava BK.60 maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Davacı sigortacının halefiyete dayalı açtığı ve 17.1.1972 gün 1972/2-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca zamanaşımının başlangıç tarihi olan 4.5.2007 tarihi ile dava tarihi 27.1.2009 tarihi arasında mülga BK.60. Maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş bulunmasına, davalının esasa cevap süresinden sonra ileri sürdüğü zamanaşımı itiraza davacının savunmanın genişletildiği yönünde açıkça itirazda bulunması nedeniyle süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı itirazına davacının muvafakat etmiş sayılmasına göre davalının temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının ” zamanaşımı nedeniyle davanın reddine” karar verilmek üzere bozulması gerekirken onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.