Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8199 E. 2010/11249 K. 20.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8199
KARAR NO : 2010/11249
KARAR TARİHİ : 20.12.2010

MAHKEMESİ :Eskişehir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı işleten vekili ile sürücü asil tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın sürücüsünün tam kusurlu olarak müvekkilinin motosikleti ile çarpıştıklarını, kazada müvekkilinin yaraladığını ve aracının da hasar gördüğünü ileri sürerek, 2.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle (sigorta limitle sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davacının motosikleti ile arkadan gelip çarptığını, kendisinin kusurlu olmadığını savunmuştur.
Davalı … vekili, aracın müvekkilinin bilgisi dışında alındığını ve sürücünün kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
Davalı … vekili, limit ve kusura göre sorumlu olduklarını ve zararın ispatlanması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 750,00 TL maddi tazminatın üç davalıdan ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden faizleriyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı işleten vekili ile sürücü asil tarafından temyiz edilmiştir.
2010/8199
2010/11249
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı işleten vekili ile davalı …’nin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemlerine gelince; dava, trafik kazasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde davalı … bakımından limitle sınırlı sorumlu tutulmak kaydıyla davalılardan 2.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinde manevi tazminat limiti yer almadığından, davalı sigortadan manevi tazminat istenilmemiştir. Bu itibarla, davalı … yararına reddedilen manevi tazminat için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmekte ise de söz konusu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı işleten vekili ile davalı …’nin bütün temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hüküm fıkrasının 2/b bendinin 4. paragrafındaki “davalı taraf yararına ise 2.000 TL maktu vekalet ücreti (belirtilen miktarın 1.000 TL kısmının sarece Başak Sigorta A.Ş. yararına olduğu göz önünde tutularak)” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “davalı taraf yararına ise 1.000 TL” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle, ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 318,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … ve Fethi’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.