Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/11693 E. 2012/8378 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11693
KARAR NO : 2012/8378
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin işleteni ve aynı zamanda sürücüsü olduğu araca, davalıların murisinin işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, araçtaki hasarın mahkeme aracılığı ile tespit edildiğini, müvekkilinin yurtdışında yaşadığını, aracın trafiğe çıkmasına izin verilmediği için aracın gümrüğe bırakıldığını, müvekkilinin kazanın şokunu atlatamayarak depresyona girdiğini belirterek aracın bedeli 35.000 DM, müvekkilinin raporlu olduğu süre içerisindeki üç aylık maaş kaybı 2.970 DM, kaza nedeniyle seyahat edilecek geminin kaçırılması nedeniyle yanan bilet bedeli 2.150 DM, aracın gümrüğe teslimi için 100 DM ve çekici ücreti 150 DM olmak üzere toplam 40.370 DM ile 15,93 TL otopark ücreti ve 5.000 TL manevi tazminatın, davalı aracın sigortacısı tarafından yapılan 750 TL’nin mahsubu ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusurlu olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, daha önce 40.370 DM olan taleplerini 20.185 Euro olarak ıslah ettiklerini, ayrıca dava süresince müvekkilinin rapor süresinin uzaması nedeniyle gelir kaybının devam ettiğini belirterek müvekkilinin gelir kaybı zararının 4.449 Euro daha arttığını belirterek toplam taleplerinin 24.634 Euro, 15.93 TL otopark ücreti ve 5.000 TL manevi tazminat olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile gümrüğe terk edilen araç bedeli 17.430 TL, araç teslim ve çekici ücreti 167,88 TL, 3 aylık çalışamamadan kaynaklanan kazanç kaybı 1.994,40 TL, otopark ücreti 15,93 TL olmak üzere toplam 19.608,21 TL maddi tazminat ile 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalının ıslah dilekçesi hakkında karar verilmesine yer olmadığını, davacının ıslah dilekçesindeki talepleri için ayrı dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, aracının geçirdiği kaza nedeniyle …’da trafiğe çıkmasının mümkün olmadığını, bu nedenle gümrüğe terk etmek zorunda kaldığını bildirerek araç raiç değerinin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi …k’dan alınan 13.5.2004 günlü raporda araçtaki hasar bedelinin 7.096,15 TL, hükme esas alınan adli tıp kurumu başkanlığının 5.7.2010 günlü raporunda da aracın gümrüğe terki nedeniyle ikinci el piyasa değerinin 18.180,00 TL olduğu bildirilmiş, sigortaca ödenen bedelin mahsubu sonucu 17.430,00 TL’ye hükmedilmiştir.
Davalılar davacının gerçek zararını ödemekle yükümlüdürler.
Araçta meydana gelen, bilirkişi …raporu ile tespit edilen hasarlar aracın pert total kabulünü gerektirmemektedir. Bu halde mahkemece hasar bedeli olan 7.096,15 TL’ye hükmedilmelidir. Ancak davacının aracın hasarı nedeniyle …’da trafiğe çıkmasının mümkün olmadığı, bu nedenle raiç bedelinin istendiği iddiası mahkemece yeterince araştırılmamıştır. Bu halde aracın hasarları, ne kadar sürede tamir edileceği, davacının Türkiye’de kalma süresi, araç hasarının tamirinden sonra …’da trafiğe çıkmasına engel bir durum bulunup bulunmadığı, aracın mevcut hali ile gümrüğe terkinde davalı yönünden zorunluluk bulunup bulunmadığı hususları yeterince araştırılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile araç raiç değerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece manevi tazminat istemi kısmen kabul edilmiş ise de manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Manevi tazminat, Borçlar kanunu’nun 47. ve 49. maddesinde düzenlenmiştir. BK.’nun 47.maddesinde cismani zarara uğramaktan bahsedilmiş olup davacının bedensel bütünlüğünün bozulduğu konusunda dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Bu durumda manevi tazminat koşullarının oluştuğundan söz edilemez. Mahkemece bu husus gözetilmeden davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
4-Davacı vekili, dava dilekçesinde hüküm altına alınmasını istediği tazminata faiz yürütülmesi isteminde bulunmamış olup 24/01/2006 tarihli ıslah dilekçesi olay tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuştur. Islah ile faiz talebi mümkündür. O halde mahkemece, haksız fiilden kaynaklı tazminat taleplerinde olay tarihinden itibaren faiz talep edebileceği gözetilerek ıslah dilekçesinin faiz talebi yönünden kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle ıslah dilekçesinin tümü hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine 28/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.