Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/10102 E. 2013/12272 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10102
KARAR NO : 2013/12272
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı dava dilekçesinde, nüfusta … olan baba kaydının … olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, babasının … olmadığı halde onun çocuğu gibi nüfusa tescil edildiğini ileri sürerek nüfus kaydındaki babasının gerçek babası olan … olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile nüfus kayıtlarının incelenmesinden; davacı …’ın, annesi …’in … ile resmi evliliği sırasında 01.01.1950 tarihinde doğduğu ve evlilik birliği içinde doğmuş olarak nüfusa kaydedildiği, annesi …’in İsmail’den boşanmasından sonra 20.06.1959 tarihinde davacının babası olduğunu iddia ettiği … ile evlendiği anlaşılmaktadır.
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. (TMK’nun 282/1. md.) Davacı 01.01.1950 tarihinde, evlilik birliği içinde dünyaya geldiğinden babası …’dır.
Koca, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava anne ve çocuğa karşı açılır. (TMK’nun 286/1. md.) Çocuk da dava hakkına sahiptir. Bu dava ana ve kocaya karşı açılır.
Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiri ile evlenmesi halinde kendiliğinden evlilik içi doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur. (TMK’nun 292. md.) Davacının annesi … ile biyolojik babası Halil İbrahim 20.06.1959 tarihinde evlenmişlerdir.
Bu maddi ve hukuki olgulara göre dava, TMK’nun 286/2. maddesine göre açılan soybağının reddi davasıdır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulüne Dair Kanunun 4. maddesinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 2. kitabından, üçüncü kısım hariç olmak üzere, (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün davalarda Aile Mahkemesinin görevli olduğu hükmü öngörülmüştür. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca belirlenen asliye hukuk mahkemesinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılıp sonuçlandırılması gerekirken asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devamla davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.