YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1048
KARAR NO : 2010/5823
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar … ve … ile katılım yoluyla davacılar vekillerince temyiz edilmiş, davalılar … ve … vekillerince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.5.2010 Salı günü davacılar … …, … ve … vekilleri Avukat … ile davacılar … ve … vekili Avukat … geldiler. Diğer davalı … AŞ tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinden …’ın eşi diğerlerinin annesi olan …’in davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda hayatını kaybettiğini, ileri sürerek toplam 150,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin gideri ile toplam 50.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini davacı … için 31.616,24 TL olarak artırmıştır.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davacı … için 31.616,24 TL destekten yoksun kalma tazminatınn ve her bir davacı için 8.000,00 TL manevi tazminatın davalı … maddi tazminattan 14.457,00 TL ile sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar …, … vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekili ve davalılar …, … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı …, kazada hayatını kaybeden …’in eşidir. Kaza tarihinde 49 yaşında olan davacının birisi reşit olmayan iki çocuğu bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yeniden evlenme şansı % 20 kabul edilmiştir. Ancak Yargıtay uygulamalarına göre belirlenen bu oran fazladır. O halde, bu konuda uygulamaya esas alınan bilimsel veriler esas alınmak suretiyle evlenme şansının yeniden belirlenmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Dava dilekçesinde, cenaze ve def’in gideri de talep edilmiş olduğu halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru olmamıştır.
4- Öte yandan, Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Dava konusu olayda, olayın meydana geldiği tarih, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletebilmek için adalete uygun düşmemektedir. Bu nedenlerle manevi tazminata ilişkin hükmün davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5-Davalılar …, … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, dava dışı sigorta şirketi tarafından davacılara 16.02.2005 tarihinde 25.543,00 TL ödenmiş olup, hükme esas alınan 02.02.2009 havale tarihli bilirkişi raporunda, rapor tarihindeki veriler esas alınarak hesaplama yapılmış ve ek raporda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme hesaplanan tazminat tutarından mahsup edilmiştir. Oysa, ödeme tarihi ile rapor tarihindeki veriler farklı olması nedeni ile, ödemenin rapor tarihine güncellenerek zarardan mahsup edilmesi gerekir. Mahkemece, bu konuda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalılar …, … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin 5 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar …, … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar ve davalılar …, … yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı … ve …’a verilmesine, 750,00 TL vekalet ücretinin davalılar … ve …’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalılar … ve …’a geri verilmesine 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.