YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5629
KARAR NO : 2011/9918
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bergama 2.İcra Müdürlüğünün 2009/759 talimat sayılı takip dosyasında, müvekkilinin evinde ve işyerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, bu menkullerin müvekkilinin işyerinin kapatılmasında sonra kalan eşyalar olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, takibin müvekkili ile davacı 3.kişi arasındaki mal ve hizmet alım satımına ilişkin ticari ilişki nedeniyle davalı eşi tarafından tanzim edilen bonolardan kaynaklandığını, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığını, davacı ile borçlunun karı-koca olup haciz tatbik edilen adreste birlikte oturduklarını, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu duruşmada menkullerin ve işyerinin davacı eşine ait olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece dava, süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de haciz, davacı 3. kişinin yokluğunda yapılmış olup haciz sırasında hazır bulunan Orhan Yıldız’ın da işyerinde çalışan işçi olduğu anlaşılmaktadır. O halde haczi öğrenme tarihi belli olmayan 3. kişinin davası süresinde sayılmalıdır. Bununla birlikte, davaya konu mahcuz eşyalar karı-koca olan davacı 3. kişi ile borçlunun birlikte çalıştıkları borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste haczedildiğinden, İİK’nun 97/a maddesi hükmünde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal harinenin aksi kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığından mahcuzlar borçlunun sayılır. Dinlenen davacı tanıklarının anlatımları yeterli ve hükme dayanak yapılacak nitelikte olmadığı gibi, dayanılan faturalar da her zaman sağlanması olanak dahilinde bulunan belgelerdendir. Bu durumda, davanın bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu süreden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden sonuç olarak doğru olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak doğru olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.