YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4682
KARAR NO : 2011/4469
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen davalı … vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar; tarafların ortak miras bırakanları olan …’ın 12.12.2004 tarihinde vefat ettiğini, sağlığında 20.12.1990 tarihinde düzenlettirdiği resmi vasiyetname ile bir kısım taşınmazlarını davalılara vasiyet ettiğini, ehliyet ve şekil yönünden vasiyetnamenin geçerli olmadığını, murisin baskı altında kaldığı için vasiyette bulunduğunu, yine muris ölünceye kadar bakma akti ile bazı taşınmazlarını davalılardan …’e temlik etmiş ise de, bakıma ihtiyacı olmadığını, zaten davalının bakım borcunu da yerine getirmediğini belirterek; öncelikle, vasiyetname ile ölünceye kadar bakma aktinin iptaline karar verilmesini, bu mümkün olmadığında tapu kayıtlarının saklı payları oranında iptali ile adlarına tesciline, bedele hükmedilmesi halinde ise tenkis bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda tenkis davasının kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, mahkemece oluşturulan hükmün gerekçesinde vasiyetnamenin ve ölünceye kadar bakma aktinin iptali davalarının reddi gerektiği konusunda değerlendirme yapılmış ise de, hüküm fıkrasında anılan davalarla ilgili hüküm kurulmayarak çelişki yaratılmıştır. HUMK 388 maddesinin son fıkrası hükmüne göre hüküm fıkrasında, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, öncelikle her dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması ve kurulan hükmün gerekçeyle de uygunluk arzetmesi zorunludur. Hal böyle olunca; vasiyetnamenin ve ölünceye kadar bakma aktinin iptali istemi yönünden de hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözardı edilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için belirlenen 825.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 20.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.