Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7496 E. 2011/12077 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7496
KARAR NO : 2011/12077
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi) temsilcisi, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Gölpazarı 1.İcra Müdürlüğünün 2009/119 sayılı dosyasından yapılan takipte, müvekkilinin noter satış sözleşmesi ile satın almış olduğu 26 FS 105 plakalı araç üzerine satış işleminden sonra haciz konulduğunu ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), aracı sattığını ve davayı kabul etmediğini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu aracın mülkiyetinin noter satış sözleşmesi ile davacı 3.kişiye geçtiği, satış işleminin haciz işlemi ile aynı gün yapılmış olmasının davacının iyiniyetli olmadığı anlamına gelmeyeceği gibi, satışın muvazaalı olduğu iddiasıyla açılmış bir iptal davasının da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Araçların trafik kaydına konulan hacizlerde, haciz şerhi ile aynı gün yapılan satış sözleşmelerinin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde bulunduğu, bu nedenle, alacaklının haklarını etkilemeyeceği kabul edilmelidir. Nitekim Dairemizin istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir.
Öte yandan, satışı resmi şekle bağlı sözleşmelerin de danışıklı olduğu ileri sürülebilir ve davalı alacaklı tarafça iptal davası açılmadan, satışa ilişkin noter senedinin danışığa dayalı olduğu iddia ve ispat edilebilir.
Somut olayda, dava konusu araç kaydına satış sözleşmesi ile aynı gün haciz konmuştur.
O halde, açıklanan bu hukuki ve maddi olgulara göre, davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.