YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8938
KARAR NO : 2013/10943
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, trafik kazası sonucu mülkiyeti davacıya ait olan aracın pert olması nedeniyle oluşan hasar miktarıolan 10.000,00 TL nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah ile maddi tazminat talebini 20.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın reddine ve 20.000,00TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1086 Sayılı HUMK’nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK’nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.
Mahkemece, kısa kararda davanın reddine, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise hem davanın reddine hem de kabulüne dair karar verilmiş olup davalı … vekilinin tavzih istemi üzerine kabul hükmü tavzih yoluyla gerekçeli karardan çıkarılmıştır. H.U.M.K’nın 381 ve 388 maddeleri göre kısa karar ve gerekçeli karar birbiriyle uyumlu olmak zorundadır verilen hükümde, kısa kararla gerekçeli karar arasında fark olduğu ,gerekçeli kararda yer alan hükmün tavzih ile düzeltilmesinin mümkün olmadığından ve bu hususlar yukarıda açıklanan yasa maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden ve 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması halinde infazda tereddüt oluşturacağından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle HMK 305 ve devamı maddelerine aykırı kurulan tavzih kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.