Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12304 E. 2011/1733 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12304
KARAR NO : 2011/1733
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın, davalı şirkete ait servise onarım için bırakıldığını, aracın, davalının gözetim ve denetimindeki hatası nedeniyle çalındığını belirterek, sigortalıya ödenen 22.000.00 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın, aracı çalan…’na karşı açılması gerektiğini, müvekkilinin hırsızlık olayında kusurunun bulunmadığını, ticari faiz istenemeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu aracın tamir için bırakıldığı davalı şirkete ait servisten çalındığını, davalının çalınmadan sorumlu olduğu ve ödeyeceği tazminatı dava dışı çalan şahıstan rücu edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 22.000.00 TL’nın, 21.02.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacının sigortalısına ait araç, davalının işlettiği servise onarım için bırakılmış ve araç burada iken çalınmış olup, sigortalı ile davalı arasında BK.’nun 463. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan vedia (saklama) sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur. Bu durumda, davalı işletmenin somut
olaydaki sorumluluğunun BK.’nun 481. maddesi kapsamında, ardiyecinin saklama borcunu kötü ifa etmiş olmasından kaynaklandığının kabulü ile, bu çerçevede kusur durumu değerlendirilmelidir. Davalı şirket, kendisine teslim edilen aracı, özenle ve güvenle koruma borcunu yerine getirdiğini, BK.’nun 96. maddesi uyarınca, kendisine çalınmak hususunda hiçbir kusur ve ihmal isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe mesuliyetten kurtulamaz.
O halde mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirilip tartışılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.