Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9335 E. 2011/12001 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9335
KARAR NO : 2011/12001
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen hükmün davacılar-davalılar …, …, … vekili ve davalılar…, … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 38.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı … Sigorta A.Ş vekili, davalıların müvekkili aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı istemi ile icra takibi yaptıklarını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre asıl davada davacıların destekten yoksun kalmadıkları gerekçesi ile bu istemin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı … dışındaki davalılardan tah-
siline, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar-davalılar …, …, … … vekili ve davalılar … …, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre davalı … …, … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ölen desteğin gelirinden eşi için % 45 ve çocuğu için % 15 oranında pay ayıracağı, … Başkanlığı tarafından eş ve çocuk için bağlanan aylığın, destek payından fazla olduğu bu nedenle maddi zararları bulunmadığı belirtilmiştir. Oysa … Başkanlığı tarafından davacılar yararına, ölen desteğin fiilen çalışması ve prim yatırması karşılığında bağlanan aylığın, haksız eylem sorumlularına haksız menfaat elde etmesi sonucunu doğurması kabul edilemez. Ancak hükmedilecek tazminatın, davalıların mükerrer ödeme yapması sonucunu doğurmaması gerekir. Bu nedenle aktüerya alanında uzman olan yeni bir bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre, B.K’nun 45. maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı belirlenip … Başkanlığı tarafından bağlanan aylığın rücuya tabi olup olmadığı ilgili kurumdan sorularak, rücuya tabi olması halinde peşin sermaye değeri düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … …, … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar …, …, … … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar …, …, … … yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.467,85 TL
kalan harcın temyiz eden davalılar … … ve …’ten alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 8.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.