Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3181 E. 2012/7442 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3181
KARAR NO : 2012/7442
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı tarafın sebebiyet verdiği kazada müvekkiline ait aracın hasarlandığını, davalıların olayda asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında 20.742 TL tutarında hasar olduğunun tesbit edildiğini belirterek şimdilik 20.000 TL’nın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … kusuru kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının hız limitlerinin üzerinde dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde araç kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, davacı kendi şeridinden seyrine devam etmiş olsaydı kazanın olmayacağını, müvekkilinin aracından düşen büyükbaş hayvanın davacı şeridinde olmayıp yol kenarında bulunduğunu, tesbit raporunu ve hasar miktarını da kabul etmediğini, talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 15.500 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen
uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Olayla ilgili düzenlenen kaza tesbit tutanağında; 11.11.2010 günü saat 16.00 sıralarında davalı sürücü …’nın sevk ve idaresindeki inek yüklü kamyoneti ile Sungurlu-Boğazkale istikametine seyrederken aracın arkasından ineklerden birinin yola düştüğü ve karşı istikametten gelen davacı idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solundaki toprak zemine çarparak takla atması sonucu kazanın meydana geldiği, davalı sürücünün trafik güvenliğini tehlikeye sokacak ve karayoluna düşecek şekilde yükleme yaptığından kusurlu olduğu, davacıın da aracının hızını aracın yük ve teknik özellikleriyle yol, görüş, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili davalı tarafın olayda asli kusurlu olduğunu belirterek müvekkilinin aracında meydana gelen şimdilik 20.000 TL hasar bedelinin tahsilini talep etmiş; davalı … vekili kazanın, davacının dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde hız yapması, hız sınırlamasının 50 km olduğu yolda çok hızlı araç kullanması ve kazaya sebebiyet vermeyecek şekilde yolun kenarında bulunan yaralı hayvanı görünce panikleyip, aracının kontrolünü kaybetmesi nedeniyle meydana geldiğini, davacının 73 m fren yapmasına rağmen duramayıp yolun kenarına çarpmasının yaklaşık 4 m kadar havalanıp takla atmasının çok süratli olduğunu gösterdiğini davacıdan önce seyreden bir başka aracın kaza yapmadan olay yerinden geçtiğini, davacının kendi şeridinden seyrine devam etmiş olsaydı bu kazanın meydana gelmeyeceğini, yaralı hayvanın davacının gidiş istikametine göre yolun solunda ve yol kenarında kaldığını savunmuştur.
Davalı sürücü hakkında Sungurlu Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/5 Esas sayılı dosyasında hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma ve taksirle yaralamaya sebebiyet vermekten açılan dava derdest olup, hazırlık soruşturması sırasında ifadeler alınmıştır.
Davacı hazırlıktaki beyanlarında aracı ile seyir halinde iken gidiş istikametindeki şeritte bir aracın durduğunu ve geri vites lambasının yandığını gördüğünü süratli olduğu için bu aracı sollamayı düşündüğünü o esnada karşı şeritte yani yolun sol tarafında yerde 1 adet büyükbaş hayvanın yattığını farkettiğini hem önünde önce duru sonra geri manevra yapan araca hemde yolda yatan hayvana çarpmamak için frene bastığını, aracının bunun üzerine sol tarafa kaydığını ve yolun solundaki yamaca çıkıp tekrar 4 teker üzerine yola düştüğünü, kaza anında yaklaşık olarak hızının 100-120 km olduğunu ifade etmiştir.
Tanık … … ile … aynı araçla birlikte, aracın yönetimi …’de olduğu halde seyrederlerken yolun sol tarafında yatan bir ineği farkettiklerini, ineğin yerden kalkmaya çalıştığını, bunu görünce hızını azalttığını, yaklaşık 30 km hızı olduğunu, daha sonra arkasından çok süratli şekilde davacıya ait otomobilin geldiğini gördüklerini, kendilerine ait aracı sollamak isterken hayvanın bulunduğu yeri 30 metre kadar geçtikten sonra davacı aracının yoldan çıkıp toprağa çakıldığını ve kendi araçlarının sol yan tarafına devrildiğini, aracın çok hızlı olması nedeniyle toparlayamayarak kaza yaptığını, kendilerinin geri manevra yapmadığını, davacının 100 km’nin üzerinde hızı olduğunu, yaralı hayvanın kendi şeritlerinde olmadığını, karşı şeritte bulunduğunu beyan etmişler, yine tanık …’da olay tarihinde davalı …’in 3 tane büyükbaş hayvan yüklü araçla geçtiğini, hayvanların iple bağlı olduğunu, kamyonetin arkasının kapalı üstündeki brandanın açık olduğunu hayvanın nasıl düştüğünü görmediğini, yaralı hayvanın boynunda kopmuş ip olduğunu, … in aracının yavaş şekilde geçtiğini geri manevra yapmadığını, aynı istikamette davacı aracının süratli şekilde arkadan geldiğini, gürültü üzerine olay yerine geldiğinde davacının aracının toprağa çarparak yola geri düştüğünü gördüğünü söylemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda yolun 2 yönlü, 7 metre genişlikte, düz, hafif eğimli, asfalt kaplamalı, olay saatinde sathın kuru, havanın açık, vaktin gündüz, yörenin yerleşim birimi dışında bulunduğu, yolda yatay işaretleme (yol şerit çizgisi) ve trafik işaret levhası-
nın (50 km hız) mevcut olduğu, davalı sürücü …’nın yönetimindeki araca yüklediği büyükbaş hayvanları trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek biçimde yüklemekle, yüklediği yükü kanunda belirtilen kuralların aksine karayoluna değecek, düşecek, saçılacak ve kayacak şekilde yüklemekle, gerekli tedbirleri almamakla sebebiyet verdiği olayda tamamen %100 kusurlu olduğu, davacının seyri sırasında her ne kadar hayvana çarpmamışsada karşıdan gelen araçtan seyir yoluna düşen hayvana çarpmamak için direksiyon tedbirine başvurmakla direksiyon hakimiyetini kaybettiği kazada kusursuz bulunduğu belirtilmiş, davalı … vekilinin kusura yönelik itirazları ve yeniden kusur tesbiti yapılması için bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki talebi reddedilerek mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hazırlık soruşturması kapsamında davacı bizzat kendisi 100-120 km hızı olduğunu, hızı nedeniyle duramayacağından önündeki dava dışı tanık … … yönetimindeki aracı sollamak istediğini, bu sırada yolun sol tarafında yatan hayvanı gördüğünü ve direksiyon hakimiyetini kaybederek araç ile kaza yaptığını söylemiş; diğer tanıklarda davacının çok hızlı olduğunu ifade etmişlerdir. Olay mahallinde hız sınırı 50 km’dir. Davacının önünde seyreden … ‘e ait araç kazaya sebebiyet vermeden yola düşen hayvanın yanından geçip gitmiştir. 2918 Sayılı KTK’nun 52/b maddesi gereğince sürücüler, hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmakla yükümlüdür. Kaza tesbit tutanağında davacıya da bu nedenle kusur izafe edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tesbit edilen kusur durumu kaza tesbit tutanağı ile çelişmiş, bu çelişkinin giderilmesi cihetine gidilmediği gibi davacının hızı ve manevraları sebebiyle kusurlu olup olmadığı yönünden de değerlendirme yapılmamıştır. Eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece öncelikle ilgili sulh ceza mahkemesi dosyasının getirtilmesi daha sonra İTÜ’den seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı, hazırlık soruşturması evrakları ve sulh ceza mahkemesi dava dosyası birlikte değerlendirilerek kusur durumu yönünden önceki bilirkişi kurulu raporu ile kaza tesbit
tutanağınında irdelendiği denetime elverişli, gerekçeli, ayrıntılı, çelişkileri gideren bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 7.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.