YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10045
KARAR NO : 2011/1465
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.2.2011 Salı günü davacı vekili Avukat … ile davalı … Tuncer (Yorgun) vekili Avukat … geldiler Davalı … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazı parasını vererek diğer davalı eşi adına satın almasına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın takip dayanağı bononun tanziminden önce satın alındığı ve tasarrufun iptali şartlarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı … tarafından davalı …’a 335.000 TL borç verildiği ve bu borç ile ilgili 21/02/2008 tarihli ve miktarı 82.000 TL ve 228.000 TL olan havale yapıldığı ve kalan 25.000 TL’nin de elden verildiği hususu davalı borçlu … tarafından imzalanan, 24/02/2008 ve 25/02/2008 tarihli protokoller ile açıklanmıştır. Davalı …’a gönderilen paraların çekilerek dava dışı ve taşınmazı devreden … …’a gönderildiği de sunulan dekonttan bellidir. Gönderilen havaleler ile protokolde belirtilen miktarlar da uyum içindedir. Anılan protokollerden aynı zamanda borcun doğum tarihinin dava konusu tasarruftan önce olduğu da anlaşılmaktadır. Zira takip konusu bononun tanzim tarihi 03/03/2008 olsa da yazılı protokoller ile taşınmazın satışından önce borç ilişkisinin var olduğu belirlenmiştir.
Davalı borçlu ile davacı alacaklı arasında yukarıdaki ilişkinin dışında bir para alışverişi olduğu da ileri sürülmüş değildir. Böyle olunca davanın ön koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Davalı … ile diğer davalı 07/03/2008 tarihinde açılan dava sonunda 14/03/2008 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmışlardır. Davalılar arasındaki boşanma, satış tarihinden daha sonra gerçekleştirilmiş olup dava konusu tasarruf yapıldığı sırada davalılar evlidir.
Davaya konu tasarruf ise dava dışı … … adına kayıtlı olan taşınmazın davalılardan …’e satılması işlemidir. Öncesinde taşınmazın davalı …’e ait olup olmamasının bu tasarrufun iptale tabi olup olmayacağı açısından bir fark bulunmamaktadır. Davalı taşınmazın satışı sırasında malik olan dava dışı …’e vekaleten …’in kocası borçlu … tarafından satış yapılmış olması da davalıların elbirliği ile hareketini göstermektedir. Hal böyle olunca davada iptal şartlarının oluştuğu nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.