Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3980 E. 2012/13615 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3980
KARAR NO : 2012/13615
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … Belediyesi vekili ve davalı… vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’ın yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte iken, davalı … sigortaya … poliçesi ile sigortalı, davalı …’un sürücüsü, davalı…’nın işleteni olduğu aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, kaza yarinde bulunan ve davalı …’nin sorumluluğunda bulunan alt geçidin kullanılamayacak halde olması sebebiyle Belediyenin de kusurlu olduğunu belirterek eş … ve çocuk … için 7.000 TL maddi tazminat ile eş için 30.000 TL, çocuk için 30.000 TL, anne için 10.000 TL ve baba için 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında vefat eden davacı … ile ilgili davasını atiye bırakmıştır.
Davalı … Sigorta vekili, manevi tazminat talebinin poliçe kapsamında bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … (kapanmakla …) Belediyesi, kazanın meydana geldiği yerin ana arter olup belediyenin sorumluluğunda bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, meydana gelen kazada davalının kusurunun bulunmadığını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı… ise, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalı … şirketinin hüküm altına alınan maddi tazminattan sigorta limiti ve dava tarihinden itibaren yasal faizi ile sorumlu olması koşulu ile destek tazminatı yönünden taleple bağlı kılınarak eş … için 3.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın; çocuk … için 3.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın; baba … için 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte … Belediyesi yerine geçen … Belediyesi, … Sigorta A.Ş., … ve… …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin saklı tutulmasına, davacı … hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … Belediyesi vekili ve davalı… vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, sigorta şirketinin mahkemece maddi tazminattan poliçe limitiyle sorumlu tutulup manevi tazminattan sorumlu tutulmamış olmasına göre, davalı … şirketinin ve davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davalı … şirketinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, talep edilen tüm tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; mahkemece davalı … manevi tazminattan sorumlu tutulamadığı halde davalı … lehine reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli değildir.
3- Davacı … yargılama devam ederken vefat etmiş, davacı vekili bu davacı ile ilgili talebini atiye terketmiştir. Yargılama sırasında ölen kişinin mirasçılarının
usulünce davaya davet edilmesi ve davaya devam edip etmeyecekleri hususunda beyanları alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ölümle vekalet ilişkisi sona eren vekilin beyanına dayanarak davacı hakkındaki davanın atiye terk edilmesi ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetli olmamıştır.
4-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda davalı sürücü %35, ölen yaya %15, davalı … ise %50 kusurlu bulunmuş, makine mühendisinden alınan ilk raporda ise davalı sürücü %25, ölen yaya %35, davalı … ise %40 kusurlu bulunmuştur. Alınan kusur raporları arasında çelişki oluşmuş, mahkemece oluşan çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur. O halde, kaza nedeniyle görülmekte olan ceza dosyasındaki veriler de değerlendirilmek suretiyle Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinde görevli makine mühendislerinden veya İTÜ’nden seçilecek 3’lü bilirkişi heyetinden yeni bir kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
5-Davalı … belediyesinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı vekili dava dilekçesinde, kaza mahallinde bulunan alt geçidin kullanılamaz halde olmasından dolayı kazanın meydana geldiğini belirterek dava açmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı belediyenin alt geçidi yayalar için uygun hale getirmemesi nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu hale göre bilirkişi raporu ile davalı … başkanlığının hizmet kusurunun bulunduğu tespit edilmiş olmakla idari karar ve eylemlerden doğan zararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının 2.bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturduğundan bu davaların 2577 sayılı idari yargılama usulü kanunun 2.maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir.
Yargı yolu dava şartlarından olup mahkemece resen incelenmesi gerektiği halde mahkemece dava dilekçesinin davalı … yönünden yargı yolu bakımından reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
6-Davalı… vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Dava dilekçesi davalının TC kimlik numarasına göre belirlenen adresine Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebliğ edilmiş, gerekçeli karar ise davalının mernis adresine tebliğ edilmiştir. Mahkemece, 6099 Sayılı kanunla değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine göre, davalı…’nın mernis adresi araştırılarak dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliği, taraf teşkilinin sağlanmasından sonra yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan ve davalının savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
7-Bozma nedenine göre davalı … vekilinin manevi tazminat ve vekalet ücretiyle ilgili temyiz itirazlarının, davalı … vekili ve davalı… vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigortanın ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (6) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı… vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … vekilinin manevi tazminat ve vekalet ücretiyle ilgili temyiz itirazlarının, davalı … vekili ve davalı… vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … …, … Belediyesi ile… ve … Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 5.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.