YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12740
KARAR NO : 2011/6854
KARAR TARİHİ : 30.06.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını, onun da dava dışı …adlı kişiye sattığını öne sürerek 30.000.00 TL. bedelin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kısmen kabulüne ve alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydı ile 27.500.00 TL.nin davalı …’ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tasarrufa konu edilen malı borçlu davalıdan satın alan kişinin bu malı elinden çıkarması nedeniyle hükmedilecek tazminata faiz yürütülmemesinde bir usulsüzlük bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak İİK.nun 283. maddesi uyarınca borçlu ile işlemde bulunan üçüncü kişi satın aldığı malı elinden çıkarması halinde o malın elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında tazminata mahkum edilir. Somut olayda alacaklı davacı dava dilekçesinde davalılar arasındaki tasarrufun İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptali gerektiği ancak dava ve tasarrufa konu edilen taşınmazın davalı … tarafından da elden çıkarılması nedeniyle 30.000.00TL.nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile tahsilini istemiştir. Bu durumda davacının asıl amacının davalılar arasında yapılan tasarrufun iptali ile taşınmazın üçüncü kişi tarafından elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değerinin tahsili olduğunun kabulü ile davanın tamamen kabul edilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamının davalı tarafa yükletilmesi gerekirken davanın kısmen kabul edilerek, kabul ve red oranına göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı ve davalı tarafa paylaştırılarak hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (1) bendindeki “davanın kısmen kabulü” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davanın kabulü” ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının (3), (6) ve (8) bentlerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılması, hüküm fıkrasının (7) bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Toplam 1.641.95 TL. yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.