Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1096 E. 2011/6836 K. 30.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1096
KARAR NO : 2011/6836
KARAR TARİHİ : 30.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalı sigortanın davacının araç sürücüsünün… olduğunu, bu şahsında alkollü ve ehliyetsiz olarak araç kullandığı sırada kazaya sebebiyet verdiğini bildirerek” hasarı karşılamadığını, oysa aracın gerçek sürücüsünün …olduğunu belirterek 21.000 TL araç bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili kaza tesbit tutanağında da belirtildiği gibi sürücünün… olduğunu ve ehliyetinin bulunmadığını, bu halin teminat kapsamında kalmadığını, ….,’ın kazadan sonra 2.1.2006 tarihinde ehliyetini aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
22.11.2006 gün 2006/63-290 sayılı önceki hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 31.2.2008 gün 2007/2471-2008/4133 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince nisbi karar ve ilam harcı davanın tamamen veya kısmen kabulü halinde hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanır. Davanın tamamen reddi halinde maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesine rağmen davacının nisbi karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması doğru değil bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının gderilmesi yargılamanın tekrarının gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinde yazılı ” peşin alınan ” ibaresinden sonra gelen ” harcın mahsubu ile bakiye 850,50 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine ” 283,50 TL harçtan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 15.60 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 267,90 TL.nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına 30.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.