Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2582 E. 2010/7566 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2582
KARAR NO : 2010/7566
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak kendisine ait 715 parsel sayılı taşınmazı davalı …’a, 717 sayılı parseli …’a ve 844 sayılı parseli ise … ve …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … ve … davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece 715 ve 717 sayılı parsellere ilişkin davanın vazgeçme nedeniyle reddine, 844 sayılı parsele ilişkin davanın kısmen kabulü ile taşınmazdaki tasarrufun iptaline karar verilmiş, hüküm davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce
yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz yada “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. Somut olayda dava ve temyize konu 844 parsel sayılı taşınmazın 3/28 payı borçlu davalı …’a ait iken paydaşlar arasında 29.12.2006 tarihinde yapılan taksim sonucu 1/2 payı borçlu davalı …, 1/2 payı diğer paydaş olan diğer davalı … adına tescil edilmiş, borçlu davalı … kendisine ait 1/2 payı 19.01.2007 tarihinde kardeşi olan davalı …’a satmıştır. Mahkemece borçlu davalı … ile davalı … arasında bir alım satım ilişkisi diğer bir anlatımla iptali gerektirecek bir tasarruf işlemi olmadığı halde davalılar … ve … adına tapuda kayıtlı taşınmaz ile ilgili davanın kısmen kabulüne ve 844 sayılı parseldeki tasarrufun iptaline karar verilerek taşınmazın tümüne ilişkin tasarrufun mu yoksa bir kısım paylara ilişkin tasarrufun mu iptal edildiği belirtilmeksizin infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm oluşturulmuştur. Bu durumda mahkemece borçlu davalı … ile davalı … arasında iptal edilebilecek bir tasarruf işleminin bulunmadığının göz önüne alınarak infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu üzere hükümde tereddüt yaratacak şekilde karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerindir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 30.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.