YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23743
KARAR NO : 2022/234
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünülü;
K A R A R
Bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında mahkemece, ilk hükmün davalının lehine olması, davacı tarafından aleyhe temyiz edilmediği için ilk hükmün davalı lehine kazanılmış hak teşkil edeceği ve ilk hükmün icraya konulması üzerine borcun tahsil edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan 17. Hukuk Dairesinin 25/11/2020 gün ve 2019/549 Esas 2020/7618 karar sayılı ilamında “bozma ilamında işaret edilen hususlar gözetilerek bozma öncesi rapordaki 2014 yılı verilerine göre hesaplama yapılması, davacının hakettiği tazminattan hatır indirimi ve güncellenen ödemenin mahsubu sonrasındaki miktar üzerinden (davacının ilk hükümde temyiz etmediği miktarın davalı lehine kazanılmış hak olduğu gözetilerek) ve takip dosyasına yapılan ödemenin de infaz aşamasında dikkate alınacak olmasına göre bir hüküm oluşturulması gerektiği” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile; 38.591,11 TL tazminatın 09/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama sırasında Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2014/9034 esas sayılı dosyasından ödenen miktarın infaz aşamasında dikkate alınmasına, karar verilmiş; hüküm, davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır.
Somut olayda mahkemece bozma ilamına uyulmuş, ancak bozma ilamının gereği kısmen yerine getirilmemiştir.
Dairemizin bozma ilamında, (davacının ilk hükümde 2014 yılı verilerine göre yapılan hesaplamadaki miktarın davalı lehine kazanılmış hak olduğu gözetilerek) 2014 yılı verilerine göre, pasif dönem AGİ hariç, yapılan hesaplama sonucu davacının hakettiği tazminattan güncellenen ödemenin mahsubu ve sonrasındaki miktar üzerinden hatır indirimi yapılması, takip dosyasına yapılan ödemenin de infaz aşamasında dikkate alınacak olmasına göre bir hüküm oluşturulması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda ifade olunan hususlar karşısında, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmakla, davacının uğradığı zararın hesaplanması sonucu çıkan miktardan (105.846,38 TL), davalı ödemesinin güncellenerek tenzilinden sonra hesaplanan bu bedel üzerinden, davalı borçluya ait indirim sebebi olan %20 hatır taşıması nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi, takip dosyasına yapılan ödemenin de infaz aşamasında dikkate alınacak olmasına göre davalı aleyhine olacak şekilde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine dair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.