YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2850
KARAR NO : 2010/5982
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :… Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı sürücü ve işleten vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, maliki ile Zorunlu ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarparak müvekkilinin aracını kullanan dava dışı çalışanını yaraladığını, müvekkilinin bu nedenle harcamalar yaptığını ve zarara uğradığını, davalıların bundan sorumlu olduğunu ileri sürerek, ıslahla toplam 183.458,12 TL maddi tazminatın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sürücü ve işleten vekili, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, hasar bedelini ödediklerini ve davaya neden olmadıklarını savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 60.924,96 TL tedavi giderinin tüm davalılardan ve 2.400,00 TL kazanç kaybının davalı sürücü ve işletenden yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılardan sürücü ve işleten vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sürücü ve işleten vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2/A-Dava, trafik kazasına dayalı yaralanma nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında dava dışı SGK tarafından yapılan ödeme tazminattan düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle davanın tamamen veya kısmen konusuz kalması durumunda, davanın reddine değil konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, bu kısımlara ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından ise davanın açılmasına neden olunduğu gözetilerek, davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
B-Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiş olup, kazaya neden olan aracın çekici olması ve bu itibarla ticari faaliyette kullanıldığı sırada zarara neden olunması nedeniyle, ticari işlerde uygulanması gereken avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru değildir.
C-Faiz başlangıcına ilişkin olarak ise, TTK’nın 1299/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1. maddesi ile 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.
Somut olayda, mahkemece bu ilke doğrultusunda bir araştırma yapılarak, temerrüt tarihinin belirlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bir araştırma yapılmaksızın 17.12.2004 dava tarihinden faize hükmedilmiş olup, hüküm bu yönden de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda, 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı sürücü ve işleten vekilinin bütün ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 875,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar Kurt Nakliyat Ltd. Şti. ve …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.