Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2009/5798 E. 2010/3589 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5798
KARAR NO : 2010/3589
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 144 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak sırasıyla davacı … ve davalı … adlarına tespit edilmişlerdir. Davacı … miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, dava konusu taşınmazların bir bütün olup paylaşılmadığını öne sürerek, kendi adına tespit gören 144 ada 3 ve davalı adına tespit gören 144 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile her iki taşınmazın taraflar adına paylı olarak tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine, 144 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı Ayşe Keskin’den kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı, 144 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı, 144 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise önce davalı …’nun annesi …ya onun da ölümü ile mirasçısı davalı …’nun miras payına isabet ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bir dava ancak davaya konu edilen şey üzerinde hak sahibi olan ve o şeyde hak iddia eden kişi tarafından açılabilir. Davaya konu şeyde başkasının hak sahibi olduğu öne sürülerek kendi hakkına dayanmadan dava açan kişinin böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacağı da kuşkusuzdur. Öte yandan, paylaşmada, her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı …’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin ödenen harcın mahsubu ile eksik ödenen 1,55 TL harcın davacı taraftan alınmasına, 08.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.