YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5144
KARAR NO : 2010/6183
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulü dair verilen hükmün süresi içinde davalılar üçüncü kişi ve borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu aleyhine Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2008/6422 esas sayılı takip dosyasında yapılan hacizde, diğer davalı 3. Kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, mahcuzların borçluya ait olduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddi ile davalıların %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili, haczedilen malların müvekkiline ait olmadığını haciz yapılan adreste önceden müvekkilinin faaliyet gösterdiğini, daha sonra bu adresten taşındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı 3. kişi vekili, dava konusu malların dava dışı bir şirketten satın alındığını, borçlu ile bir ilgisinin bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, haciz yapılan adreste haciz tarihinden hemen önce borçlunun ticari faaliyet gösterdiği, haciz anında hazır bulunan işçi … ‘ın borçlunun işçisi olduğu, 3. kişi adına istihkak iddia eden şahsın borçlu şirketin ortaklarından birisinin genel yetkili vekili olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalı 3. Kişi RMF A.Ş.’nin 02.12.2008 tarihli haciz tutanağındaki mallara yönelik istihkak iddiasının reddi ile, mahcuzların borçluya ait olduğunun tespitine, kötü niyetli hareket etmesi nedeniyle mahcuzların %15’i oranındaki tazminatın davalı 3. kişiden
alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar 3. kişi vekili ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı borçlu vekilinin tüm, davalı 3. Kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Uyuşmazlık, alacaklının İİK 7.nun 99. Maddesine dayanarak açtığı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. Mahkemece takibin talikine veya ihtiyati tedbir yolu ile icranın durdurulmasına karar verilmediğine göre İİK’nun 97/13. Maddesinde açıklandığı şekilde bu dava nedeniyle 3. kişinin tutumu sonucu, alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden alacaklı yararına %15 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin tüm, davalı 3. Kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. Bendinin tamamen hükümden çıkartılmasını ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 572.80 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar 3. kişi ve borçludan alınmasına 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.