YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/65
KARAR NO : 2022/4584
KARAR TARİHİ : 07.06.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 9. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22.01.2020-13.03.2020 tarih ve 2018/168 E- 2020/14 K. sayılı asıl ve ek kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.09.2020 tarih ve 2020/1000 E- 2020/717 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Haziran 2015 tarihinde dava dışı Atlanlar Tar. Tekstil İnşaat. Makine Turz. San. Tic. Ltd. Şti. ile mal alım ve satımı karşılığında davalı bankaya ait 47.000,00 TL bedelli, C1-5401299 seri numaralı çeki teslim ettiğini, dava dışı şirketin belirlenen gün itibariyle mal teslimi yapmaması nedeniyle müvekkili şirket tarafından çekin ödenmesinin engellenmesi talepli menfi tespit davası açarak mahkemeden bahse konu çek bedelinin davalıya ödenmemesi için tedbir kararı aldıklarını, ancak dava dışı şirketin bu çeki davalı bankanın ödemesi için kredi mukabilinde başka bir bankadan takasa koyarak tedbiri bertaraf ettiğini, müvekkillerinin bahse konu çeki müvekkili şirketin ve yetkilisinin kredi skorunu koruma ve de ticari itibarının zedelenmemesi için vadesinde ödediklerini, ancak davalı bankanın bahse konu çek kaydına “Karşılıksızdır Kaydı” oluşturarak davacıların tüm ticari iş ve işlemlerini sekteye uğratıp, ticari faaliyetlerinin kilitlenmesine neden olacak haksız ve hukuka aykırı fiili gerçekleştirdiğini, davalı banka tarafından yapılan bu hatalı işlem nitecesinde zarara uğrayan müvekkillerinin zararlarının telafisi için bankaya başvurulduğunu, davalı bankanın başvuruya kayıtsız kaldığını, müvekkili şirketin ve yetkilisinin fiilen iflasına neden olan bankanın 20/10/2015 tarihli eyleminin haksız fiili olduğunu ileri sürerek, manevi tazminat istemi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğramasından dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu çek ile müvekkili bankaya izafe edilecek bir kusurun söz konusu olmadığını, tedbir kararının şubelerine 07/10/2015 tarihinde geldiğini, aynı gün işleme alındığını, dava konusu çekin 20/10/2015 tarihinde … Bank tarafından takas sistemi aracılığıyla sordurulduğunu, dava dışı şirkete ödenmemesi hususunda karar olması nedeniyle ve takastan sorulduğu gün çekin arkasında alacaklı olarak … Bank cirosundan kaynaklı 20/10/2015 tarihinde yasaklı kodu kaldırılarak karşılıksız işlemine tabi tutulduğunu, banka müşterisi otomotiv firması yetkilisi …’ın 23/10/2015 tarihinde … Bank’ın kredi teminatına almış olduğu çek bedeli olan 47.000,00 TL tutarı … Bank’ın kredi müşterisinin hesabına yatırarak çeki geri alıp kendi şubelerine getirerek düzeltme hakkını kullandığını, müvekkili bankanın haksız fiilinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın usul ve yasaya aykırı olarak yapılan ve haksız fiil teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığı, haksız fiil nedeniyle tazminat isteminin şartlarının oluşmadığ gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup 13/03/2020 tarihli ek karar ile de verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle, istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Asıl ve ek karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı bankanın söz konusu çekle ilgili yapmış olduğu işlemlerin usulüne uygun olduğu, davacıların zarara uğramasına sebebiyet verecek herhangi bir kusurlu eyleminin bulunmadığı, davacıların oluştuğunu iddia ettikleri zararlarını giderme yükümlülüğü ve sorumluluğu altında bulunmadığı, davacılar lehine tazminat koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddi kararının yerinde olduğundan 13/03/2020 tarihli ek karara yönelik istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin 13/03/2020 tarihli ek kararıın kaldırılmasına ve davacılar vekilinin asıl karara ilişkin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 07/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.