Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3820 E. 2012/7698 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3820
KARAR NO : 2012/7698
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek 32.000,00 TL. tazminatın ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, olayda sürücü değişikliği yapıldığını, hasarın teminat dışında kaldığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı tarafından doğru ihbar yükümlülüğüne uyulmadığı ve olayda ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kasko Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindedir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması
veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartalırınn A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda açıklanan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK.nun 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkca aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Uyuşmazlık, olayda sürücü değişikliği ve doğru ihbar yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla hasarın teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmakta olup, kazanın belirtilen yerde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; resmi görevlilerce düzenlenen 08.12.2009 tarihli kaza tespit tutanağına göre, saat 05.00’de sürücü … tarafından tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğinin belirtilmesine karşın, 15 dakika önce meydana geldiği belirtilen kaza nedeniyle takla atan aracın motor ve radyatörünün soğuk olduğu, araç üzerindeki çamur, toprak ve otların kurumuş bulunduğu, bu şekilde meydana gelen kazada sürücünün yaşı itibariyle hiç bir ağrı, yara olmadığı, yapılan inceleme ve araştırmaya göre, aracın burada hasarlandığı, ancak, kaza saatinin belirtilen saatten daha erken olduğu ve sürücünün de … olmadığı görüşü belirtilmiştir. Kazanın ihbarı üzerine ekspertiz raporu düzenlenmiş, hasarlı aracın fotoğrafları çekilmiştir. Yani, poliçe geçerlilik süresi içinde sigortalı aracın belirtilen yer ve şekilde hasara uğradığı sabittir. Sürücü olduğunu belirten … tanık sıfatıyla dinlenmiş ve kazanın 03.30,’da meydana geldiğini ifade etmiştir. Tutanağı düzenleyen görevliler tanık olarak beyanlarında tutanak içe-
riğinin doğru olduğunu, kazanın orada olduğunu belirtmişlerdir. Buna göre, sürücünün başka birisi olduğu yönündeki tutanak imzacısı tanık beyanları ile kaza tutanağındaki görüşe uygun bilirkişi mütalaası ve doğru ihbar yapılmadığı yönündeki mahkeme kabulü soyut bir varsayımdan öteye gitmemektedir.
Bu durumda, olaydaki ispat yükü üzerinde olan davalı sigortacının kazanın başka sürücü tarafından gerçekleştirildiği, doğru ihbar yapılmadığı, dolayısıyla hasarın teminat dışında kaldığı ve rizikonun gerçekleşme şeklinin kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirildiği şeklindeki iddiasını somut delillerle kanıtlayamadığı kabul edilmelidir.
O halde riziko kasko sigortası teminat kapsamında kaldığından mahkemece sigortalı araçta oluşan gerçek zarar bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.