Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1254 E. 2010/6047 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1254
KARAR NO : 2010/6047
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2008/3398 Esas, Sarız İcra Müdürlüğünün 2008/73 talimat sayılı dosyasından 22.10.2008 tarihinde fiilen haczedilen biçerdöveri 12.05.2008 tarihinde borçlu …’dan satın aldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasının dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konu aracın borçlunun elinde haczedildiğini satış işleminin muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre; borçlu ile davacı 3. kişi arasındaki 12.05.2008 satış sözleşmesinin mal kaçırma amacıyla yapıldığı biçerdöverin 3. kişiye teslim edilmediği ve borçlunun uhdesinde hacz edildiği satış bedelinin sözleşmede yer almadığı aracın borçluya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişi tarafından İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış istihkak iddiasına ilişkindir. Borçlu davada taraf gösterilmemiştir. Kural olarak, istihkak davasında borçlunun davalı gösterilmesi için üçüncü kişinin istihkak iddiasına karşı çıkması gerekir.Borçlunun İİK 96/1 maddesi uyarınca davayı açan üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunması veya haciz sırasında hazır bulunmasına karşın üçüncü kişinin istihkak iddiasına karşı çıkmaması ya da İİK’nun 96/2.maddesi gereği yokluğunda yapılan üçüncü kişinin istihkak iddiası kendisine bildirilmesine karşın verilen üç günlük süre içinde itiraz etmemesi durumunda istihkak davasında davalı gösterilmesine gerek yoktur.Çünkü bu durumda borçlu istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır.(İİK’nun 96/2)
Somut olayda borçlu … 22.10.2008 tarihli hacizde hazır bulunmuş haczedilen biçer-döverin kendisine ait olduğunu ileri sürmüştür.Bu durumda üçünçü kişinin istihkak davası,borçlu …’ın çıkarlarını da ilgilendirdiğinden davanın borçlu …’a da yöneltilmesi gerektiği açıkça ortadadır.
Hal böyle olunca borçlu …’ın davaya katılması sağlanarak, göstereceği kanıtların toplanması ve değerlendirilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı üçüncü kişiye geri verilmesine 29.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.