Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6595 E. 2010/6263 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6595
KARAR NO : 2010/6263
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 2.İcra Müdürlüğü’nün 2006/7890 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca,Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2006/954 Talimat sayılı dosyasında yapılan 23.05.2006 günlü hacze konu menkulleri dava ve takip dışı … Ltd.Şti.’nin bir icra takibi sırasında alacağına mahsuben kesinleşen ihale ile 15.12.2005’de satın aldığını, hakim ortağının davacı şirketi kurup, makinelerin bulunduğu iş yerini kiralayarak aldığı makineleri kullanmak istediğini, önceden aynı yerde faaliyet göstermesi nedeni ile borçluya ait bazı belgelerin hacizde ele geçtiğini,ancak borçlu ile davacı şirket arasında organik bağ bulunmadığını, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haciz sırasında borçluya ait çok sayıda belgenin ele geçtiğini, borçlunun İİK’nun 280. maddesi uyarınca alacaklıyı zarara uğratma kastı ile mallarını elden çıkardığını, aynı iş yerinde ve aynı makinelerle faaliyet gösteren davacının bu durumu bilebilecek durumda olduğunu, buna ilişkin yasal karinenin aksini de kanıtlayamadığını,alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre:“dava konusu haczin borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapıldığı, mahcuzları üçüncü kişiye satan dava ve takip dışı şirketin bunları, borçlu hakkında yürüttüğü icra takibi sırasında ihale ile satın aldığı, ancak bu alacak ilişkisinin ticari kayıtlar üzerinde tespit edilemediği, bu takip sırasında borçlunun takip ve hacze itirazının da bulunmadığı, öte yandan bu şirket ile davacı şirket arasında hakim ortağının aynı kişi olması nedeni ile organik bağ bulunduğu, alacaklıdan mal kaçırmak için borçlu ile birlikte danışıklı işlemler yapıldığı” gerekçesi ile davanın reddine ve yasal koşulları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (üçüncü kişi) Arma … Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.