YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/39
KARAR NO : 2012/224
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanun’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,davacının ilk prim kesintisinin kurum hesabına yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ve 6111 sayılı Yasadan yararlandırılması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne davacının 1.1.1999-28.4.2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı Yasadan kapsamında prim borçlarının yapılandırılmasına karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 83. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Somut olayda davacının tarım … tescilinin olmadığı,pirim kesintisinin sadece bir kez 10.12.1998 tarihinde yapıldığı,ziraat odası kaydının 1965-28.4.2008 tarihleri arasında devam ettiği,dava dilekçesinde 6111 sayılı yapılandırma Yasasından yararlandırılması konusunda bir talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Öncelikle davacının 6111 sayılı Yasadan yararlandırılması yönündeki talebi dava dilekcesinde belirtilen bir istem olmayıp bu noktada dava konusu yapmadığından ve bu hususta ıslahla da talepte bulunamayacağından dolayı mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinin tamamen silinmesine yerine
“1-Davacının 1.1.1999-28.4.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine,
Dava konusu edilmeyen bir hususta ıslahla talepte bulunulması mümkün olmadığından davacının 6111 sayılı yapılandırma Yasasından faydalanma hakkındaki isteminin reddine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 16/01/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.