Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9584 E. 2012/4623 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9584
KARAR NO : 2012/4623
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı murisi, geç bağlanan ölüm aylığının faizlerinden fazlaya ilişkin hakların saklı kalması koşuluyla 7.182.48 TL ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının kızının ölümünden dolayı, mahkeme kararı ile 01.09.2003 tarihinden itibaren almaya hak kazandığı ve toplu olarak ödenen, ancak faizleri ödenmeyen ölüm aylıklarının faizlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 7.182,48 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyada mevcut kayıt ve belgelerden; İstanbul 5. İş Mahkemesi’nce davacıya 01.09.2003 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verildiği, davacının Kuruma başvurusu üzerine aylıkların toplu olarak ödendiği anlaşılmış, ancak davacının aylıkların ve faizinin ödenmesi için kuruma yaptığı başvuruya ilişkin dilekçenin veya ihtarnamenin dosya içerisinde bulunmadığı görülmüştür.
Somut olayda; her ne kadar davacı birikmiş ölüm aylıklarının ödendiğini ve faize ilişkin haklarını ihtarname ile saklı tuttuğunu iddia ederek faiz alacağının tahsilini talep etmiş ve mahkemece istek gibi davanın kabulüne karar verilmişse de dosya içerisindeki belgeler arasında davacının Borçlar Kanunu 113. maddesi gereğince faiz hakkını saklı tuttuğuna ilişkin belge bulunmadığı anlaşılmış, mahkemece sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; Kurumun aylık bağlama işlemi ile ilgili belgelerini getirtmek, davacının faiz ile ilgili istemi bulunup bulunmadığını belirlemek, davacıya dilekçesinde belirttiği ihtarnameyi ibraz etmek üzere süre vermek ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuksal olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.