Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11497 E. 2012/6155 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11497
KARAR NO : 2012/6155
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat ile tedavi giderlerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan … Konservecilik AŞ vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, iş kazasına uğrayan davacının, maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ve tedavi giderleri istemine ilişkindir.
Mahkeme, meslekte kazanma gücü kaybı ile ilgili davanın feragat nedeniyle reddine, eşin işten ayrılması nedeniyle uğranılan zarar hususundaki davanın aktif husumet yokluğundan reddine, 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar …, …, …’ten alınıp davacıya verilmesine, sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinin reddine, tedavi giderleri olarak 700,00-TLnin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, yine 300.-TL geçici işgöremezlik zararının olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine karar vermiştir.
HUMK’nun 427. maddesindeki parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı Yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda 40,00 TL olan kesinlik sınırı 1.000,00 TL’ye çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000,00 TL’yi geçmesi gerekir.
HUMK’na 5236 sayılı yasanın 19.maddesi ile eklenen Ek-4.maddeye göre ise “Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtay’da duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların 10,00 TL aşmayan kısımları dikkate alınmaz.”
2010 yılında bu parasal sınır 1.430,00 TL.olarak uygulanmış olup temyize konu dava değerinin 1.430.00. TL.’sini geçmesi gerekir.
İnceleme konusu kararda tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararının tahsiline ilişkin 21.01.2010 tarihli hüküm kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararına ilişkin mahkemece verilen hükme yönelik temyiz dilekçesinin kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine,
2- Diğer temyiz sebepleri yönünden ;
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 1.000,00 TL manevi tazminat azdır. Davacının talebi doğrultusunda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan … Konservecilik A.Ş’ne yükletilmesine, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.