Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6272 E. 2012/1263 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6272
KARAR NO : 2012/1263
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi

Davacı, Bağ-Kur hizmetlerinin iptali ile tahsis talebinin kabulüne, 01/05/2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 03/02/2006 – 27/04/2007 tarihleri arasındaki Bağ-Kur hizmetlerinin, 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetleri ile çakışması nedeniyle iptali ile davacıya 01/05/2007 tarihinden itibaren de yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 03/02/2006 – 27/04/2007 tarihleri arasındaki Bağ-Kur hizmetlerinin iptaline ve 01/05/2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 22/10/1993-08/09/2003 tarihleri arasında nakliyeci işi nedeniyle basit usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, 26/09/2003 tarihinde başlayan vergi mükellefiyetinin halen devam ettiği, 1479 sayılı Yasa kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olarak 12/04/1993 tarihinde tescil edildiği, 11/09/2003 tarihinde 506 sayılı Yasaya tabi çalısması nedeniyle sigortalılığının durdurulduğu, bilahare vergi kaydına istinaden 01/01/2006 tarihinde yeniden tescil edildiği, tahsis talebine istinaden 26/04/2007 tarihinde sigortalılığının durdurulduğu, davacının 1982 yılında 150 gün, 1983 yılında 130 gün 1988 yılında 15 gün, 1989 yılında 10 gün, 12/09/2003-31/12/2005 tarihleri arasında 839 gün ve 02/03/2006-27/04/2007 tarihleri arasında 443 gün 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten davacının tespitini istediği 03/02/2006-27/04/2007 tarihleri arasındaki dönemle çakışan ve 01/01/2006 tarihinden beri devam eden vergi kaydına dayalı zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı bulunmaktadır. Bu durumda yapılacak iş, “çakışan sigortalılık durumunda” hangi kurumdaki çalışmanın esas almayacağını saptamaktır.
“Çakışan sigortalılık sorununu” gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 Sayılı Bağ-kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. Anılan yasanın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde “Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” ( K ) bendinde ise. “Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı” belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 24. maddesinin I. ve II. Fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında. başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır ( 03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı ).
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre önceden başlayan sigortalılığa üstünlük tanınır. Davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki Bağ-Kur sigortalılığı 01/01/2006 tarihinde, 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı ise 03/02/2006 tarihinde başlamıştır.Bu durumda, davacının önceden başlayıp kesintisiz devam eden zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına geçerlilik tanınarak 03/02/2006- 27/04/2007 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi gerekirken, sonradan verilen işe giriş bildirgesine geçerlilik tanınamayacağı da düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurularak istemin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.