YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/563
KARAR NO : 2012/15895
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kızı ….,’ün 04/04/2008 – 15/07/2008 tarihleri arasında şahsına ait işyerinde geçen ve Kurum Kontrol Memuru raporu doğrultusunda iptaline karar verilen sigortalı çalışmalarının geçerli olduğunun tespitine, aksi yöneki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının kızının 04.04.2008-15.07.2008 tarihleri arasında davacının şahsına ait işyerinde geçen ancak Kurum kontrol memuru raporu doğrultusunda iptaline karar verilen sigortalı çalışmalarının tespiti ve kurum işleminin iptaline ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının kızının adına verilen işe giriş bildirgesi ve aylık prim hizmet belgelerinin iptaline dair idari işlemin iptaline karar verilerek, davacının kızının sigortalı çalışmalarının, işe giriş bildirgesi ve aylık prim hizmet halinde davacıya iadesine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 2. ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Ayrıca Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde de fiilen çalışmadığı veya sigortalılık taşımadığı halde gerçek dışı bildirime dayalı olarak yersiz yapıldığı anlaşılan tescil işlemlerinin iptal olacağı belirtilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının kızının 30.06.1993 doğumlu olduğu, davacının kendisine ait işyerinden kızı adına 04.04.2008 tarihinde işe girdiğine, 15.07.2008 tarihinde işten çıktığına dair bildirimde bulunulduğu, dönem bordrolarından 2008 yılının 4, 5, 6, 7. aylarına dair primlerin yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının, davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilen sigortalı çalışmalarının 506 sayılı Yasa’nın 2 ve 6. maddelerine göre eylemli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, davacının kızının 04.04.2008 ile 15.07.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının eylemli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de 506 sayılı Yasa’nın 130.maddesine göre aksi kanıtlanana kadar geçerli olan kontrol memuru raporundaki tespitlerin doğru olmadığını kanıtlayacak herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı kendi işyerinde lise öğrenimi görmekte olan kızının kısmi süreli çalıştığını iddia etmekte ise de iddia edilen çalışma hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının kendine ait işyerinde, farklı şehirde lise eğitimi için bulunan kızını yatılı okulundan izinli olarak geldiği cuma ve cumartesi günleri sigortalı olarak çalıştırdığı kabul edilemez.
Ayrıca davacı kendi beyanında kızının çalıştığı sürede fotokopi çektiğini ve evrak düzenleme işiyle uğraştığını beyan etmiştir, somut olayda bu durumun ancak kızı tarafından davacıyı yapılan yardım niteliğinde olacağını ve sigortalı olmayı gerektirmeyecek çalışmadan ibaret olduğunu kabul etmek gerekir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2012 gününde oy birliği ile karar verildi