YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6230
KARAR NO : 2012/4422
KARAR TARİHİ : 23.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece iki haftalık süre içinde gider avansı yatırılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 19.01.2012 tarihli oturumunda tarafların mazeret dilekçesi sundukları; ancak, tarafların mazeret isteklerinin reddine denilmek suretiyle tarafların yokluğunda açık yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Kural olarak, yargılama oturumları, duruşma günü kendilerine usule uygun bir şekilde bildirilmiş davanın tarafları olan davacı ile davalı ya da avukatlarının huzuru ile yapılır. Taraflar, acale hallerde, telgraf ya da faksla mazeretlerini duruşma saatinden önce mahkemeye ulaştıracakları gibi aynı gün bizzat ya da vekilleri veya kendisini temsil eden birisi aracılığıyla da mazeret dilekçelerini varsa mazerete dayanak belgelerini sunarak oturum gününün ertelenmesini isteyebilirler (Mazeretin kabulü ya da reddinin takdiri mahkeme hakimine aittir). Ancak, oturuma çağırılmış olan tarafların geçerli bir mazereti bulunmadan hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilir (6100 s.HMK.nun m.150/1).
Somut olayda, mahkemece, 19.01.2011 tarihli oturumda tarafların mazeretlerinin reddine karar verildiğinden, 6100 sayılı HMK.nun 150/1 maddesi gereğince davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken; tarafların yokluğunda yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.