YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6573
KARAR NO : 2012/1317
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
Davacı, 01/11/2008 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 3201 sayılı Kanun’dan faydalanmak suretiyle 01/10/2008 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının Sosyal Güvenlik Destek Primi’ne tabi tutularak çalışmalarının mümkün görülmediğinden yaşlılık aylığının iptali işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının vergi mükellefiyetinin davalı Kurumca bilinmesine rağmen sonradan vergi mükellefiyeti bulunduğu gerekçesi ile yaşlılık aylığının iptal edilmesinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağından, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işlemin iptali ile davacıya 01/11/2008 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 02/12/1979-20/12/1988, 10/06/1991-03/11/1993 tarihleri arasında 3738 gün yurtdışı hizmetlerini 3201 sayılı Kanun’a göre borçlanarak 14/12/2006 tarihinde ödediği 03/01/1994 tarihinde başlayan 1479 sayılı Kanun’a tabi 5316 gün zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı ile birleştirilerek 01/11/2008 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, davalı Kurumca davacının 09/10/2008 tarihinde 5510 sayılı Kanun’a göre sigortalı çalışması bulunduğu(“01/01/1999- tarihinden başlayıp devam eden vergi kaydı, 29/09/1995 tarihinde başlayıp devam eden oda kaydı ve 18/01/1994 tarihinde başlayıp devam eden sicil kaydı olduğu”) nedeniyle 5754 sayılı Kanun’un 79.maddesine göre 01/11/2008 tarihi itibariyle bağlanan yaşlılık aylığı 01/11/2008 tarihi itibariyle iptal edilerek yersiz ödenenler davacıya borç olarak bildirilmiştir.
Somut olayda davacıya 3201 sayılı Kanun’un 6.maddesinin (B) bendi (5754 sayılı Kanun’un 79.maddesi ile değişik) gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı, 3201 sayılı Kanun’a göre aylık bağlananlara bu tarihten sonra 5510 sayılı Kanun’a göre sigortalı çalışmaya başladıkları taktirde aylıklarının çalışmanın başladığı tarihte kesileceği ve 5510 sayılı Kanun’un 30.maddesinin 3.fıkrasının (b) bendi ve geçici 14.maddesi de uygulanamayacağından, Sosyal Güvenlik Destek Primine de tabi tutulacakları, kaldı ki davacının aylık kesme işleminin SGDP ile ilgisi olmayıp 5510 sayılı Kanun’a göre sigortalı çalışmaya devam etmesi nedeniyle olmuştur.Hal böyle olunca mahkemece Kurum işlemi yerinde olduğundan davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.