Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/7452 E. 2012/4878 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7452
KARAR NO : 2012/4878
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01/01/2000-31/12/2006 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet aktine dayalı olarak geçen ve Kurum’a kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, tanık sözlerine dayanılarak ve davacının giriş çıkışları SSK’ya bildirilmiş olduğundan ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede, davalı işverence davacının çalışması, 17/10/2001 tarihinde verilen işe giriş bildirgesi ile bildirilmiş olup 01/05/2006 tarihine kadar kısmi bildirimler yapıldığı dinlenen tanık beyanları ve davacıya 2004, 2005, 2006 yıllarında gider pusulalarında kışlık aylık olarak ödemeler olduğu, işletme defterinde hep 12 aylık gider gösterildiği( 2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006 yıllarında kaloriferci aylığı gösterildiği) 17/10/2001 tarihinden önce başka bir işyerinden 2000 yılında 149 gün, 2001 yılında 89 gün bildirim yapıldığı lojmanda kaloriferci, kapıcı olarak 17/10/2001 tarihinden sonra başka kimsenin çalışmadığı görülmektedir.Ayrıca 2001-2006 döneminde ise kesintisiz çalışma olduğu ispat edilirse hizmetin bittiği iddia olunan 2006 yılı itibariyle dava tarihine göre hak düşürücü sürede işlemeyecektir.Bu nedenle tanık beyanları ve yukarıda açıklanan olgular davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak mahkemece 17/10/2001 tarihinden önceki süre yönünden davanın reddi doğru ise de 17/10/2001-01/05/2006 tarihine kadar tespite karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.