YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8288
KARAR NO : 2022/211
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Orman Kadastrosuna İtiraz, Tescil
MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında … Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı … İdaresi vekili, davalı … vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı … İdaresi vekili, davalı … vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi hasım olarak Çevre ve Orman Bakanlığını gösterdiği 15.04.2009 tarihli dava dilekçesi ile, Atakum İlçesi Büyükkolpınar köyünde yer alan, dava dilekçesinin eki krokide sınırları gösterilen ve imar uygulamasında ağaçlandırılacak saha olarak bırakılan taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, orman kadastro çalışmaları neticesinde taşınmazın davalı adına tespit ve tescil edildiğini öne sürerek orman kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca davanın kısmen kabulü ile, orman sınırlandırmasının iptali ile dava konusu … ili Atakum ilçesi … Mahallesinde bulunan harita mühendisi bilirkişisi … ve orman yüksek mühendisi…’ın 27.02.2017 tarihli rapor ve krokilerinde A harfi ile gösterilen 58,34 m² yüzölçümlü kısmın, B harfi ile gösterilen 626,72 m² yüzölçümlü kısmının, C harfi ile gösterilen 3.734,42 m² yüzölçümlü kısmının, D harfi ile gösterilen 2.375,86 m² yüzölçümlü kısmının, L harfi ile gösterilen 878,89 m² yüzölçümlü kısmının orman sınırları içine alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, tapu iptali ve tescil talebi bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Anılan hükme karşı davacı … İdaresi vekili, davalı … vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bu kez davalı davacı … İdaresi vekili, davalı … vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ve tescil istemlerine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Bu kapsamda öncelikle, davaya konu yerin neresi olduğu Mahkemece tam olarak belirlenmemiştir. Şöyle ki, Mahkemece dava dilekçesinin ekinde kroki eklenmek sureti ile tensiben kadastro müdürlüğüne taşınmazın tespiti için yazılan yazıya verilen cevapta taşınmazın dava dilekçesinin aksine … Köyü sınırların içerisinde kaldığı belirtilerek krokisinin gönderildiği, kroki içeriğine göre bir kısmının … Köyü 522 parsel sayılı taşınmaz içinde büyük kısmının da tescilsiz alanda kaldığı; harita mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 19.09.2011 tarihli kök raporda; imar paftası, eski kadastro haritası ve dava dilekçesinin ekinde yer alan krokinin çakıştırıldığının, dava konusu taşınmazın yüz ölçümünün 9.761 m2 olup 82.70 m2’lik kısmının 522 nolu kadastro parseli içerisinde kaldığının, geriye kalan kısmın ise imar durumuna göre imar planı dışında ve tescil harici alanda bırakıldığının, dava konusu edilen alanda bulunan 9 adet kadastro parselinin ise 08.12.2003 tarihli imar uygulaması ile konumlarının değiştirilerek başka parsellere taşındığının bildirdiği; Mahkemece harita mühendisi tarafından tanzim edilen kök rapor bir suret eklenmek sureti ile Kadastro Müdürlüğünden taşınmazın hangi ada-parsel içinde kaldığının sorulduğu, Kadastro Müdürlüğünce bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 82,70 m2’lik kısmın aktif 522 parsel sayılı taşınmaz içinde, geriye kalan kısmın ise imar uygulaması ile DOP altında kamuya tahsis edilen sahaya isabet ettiğinin bildirildiği, daha sonra keşfe iştirak eden orman mühendisi ve harita mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 03.04.2014 tarihli raporda; taşınmazın bulunduğu yerde 2014 yılında yeni imar uygulaması yapıldığı ve tescil edildiği, buna göre taşınmazın 58.34 m2’lik kısmının 522 parsel içerisinde, 9.399,83 m2 lik kısmının 9416 ada 17 parsel sayılı imar parseli, 302,73 m2 lik kısmı ise imar yolunda kaldığının bildirildiği, Mahkemece dava konusu taşınmazın 1972 tarihli hava fotoğrafı üzerinde dava konusu taşınmazın orman olan, olmayan kısımların ayrı ayrı gösterilmesinin istenmesi üzerine bu sefer bilirkişi kurulunca taşınmazın 58,34 m2 lik kısmının 9416 ada 1341 parsel içinde kaldığının, geriye kalan kısmının ise 9416 ada 17 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının bildirildiği, TAKBİS kayıtlarına göre … Köyünde 9416 ada 1341 parsel sayılı taşınmazın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, araştırmanın doğru yerde yapılıp yapılmadığı, dava konusu taşınmazın konumu ve mülkiyet durumu hususunda duraksama oluşmaktadır.
Bu nedenle Mahkemece; öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli, itiraza konu yerin neresi olduğu kesin bir biçimde belirlenmeli ve bu yerde önceki bilirkişiler dışında halen … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve üç harita mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ile orman kadastro haritası ölçeğine çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli kroki düzenlettirilmeli, taşınmaza ilişkin güncel tapu kayıtlarının yanı sıra tedavüllü tapu kayıtları, kadastro tespit tutanakları, imar şuyulandırma cetveli vs getirtildikten sonra, taraf teşkili ve tescil istemi yönünden de görev hususu öncelikle değerlendirilmek sureti ile yapılan bu uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın kesinleşmeyen orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı saptandığı takdirde davanın hukukî yarar bulunmadığından reddine karar verilmeli, gerçekten orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı saptanır ise bu kez taşınmazın memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafındaki konumu gereğince uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği düşünülmeli, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözardı edilerek eksik incelemeye ve çelişkili raporlara dayalı verilen hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … İdaresi vekili, davalı … vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1 maddesi uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden … Büyükşehir Belediye Başkanlığına iadesine 12.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.