YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3014
KARAR NO : 2010/12662
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının düzenlediği akaryakıt alımı ihalesine katıldıklarını, şartnamenin 48.maddesinde fiyat farkı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 28.12.2004 tarihli sözleşmenin tip sözleşme olduğunu ve imzalamak zorunda kaldıklarını, yakıtı teslim ettiklerini, teslim tarihlerinde fiyatların artması nedeniyle davalının fiyat farkını ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 6000 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, taraflar arasındaki şartnamede ve sözleşmede fiyat farkı verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların mevzuatı bilerek sözleşme imzaladıkları ve fiyat farkı talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilkmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 28.12.2004 tarihli sözleşme yapıldığı, sözleşme süresinin 365 gün olduğu anlaşıldığı gibi bu husus tarafların da kabulündedir. Uyuşmazlık, davacının fiyat farkı isteyip isteyerneyeceği konusundadır. Taraflar 2010/3014-12662
arasındaki sözleşmenin 15 maddesinde “Yüklenici, süre uzatımı da dahilolmak üzere sözleşme süresince, sözleşmenin tamamen ifasına kadar vergi, resim” harç vb. mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamaz.” yazılıdır. Anayasamızın 48 ve BK. 19. maddeleri gereğince hukukumuzda akit serbestisi vardır. Taraflar, yasaya, ahlaka ve adaba aykırı olmadıkça istedikleri konuda sözleşme yapabilecekleri gibi, sözleşmeye de istedikleri hükümleri koyabilir. Akit serbestisinin sonucu olarak taraflar sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini de yerine getirmelidir. Bu nedenle kuralolarak davacı satıcı sözleşmenin yukarıya alınan hükümleri doğrultusunda fiyat farkı isteyemez. Ancak 5.5.2005 tarihli resmi gazetede yayımlanan ve yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararnamesi Petrol ürünleri için satıcıya fiyat farkı ödenmesini kabul etmiştir. Bu bağlamda 24.11.1986 tarihli ve 1986/2-2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince davacı 5.5.2005 tarihinden önce teslim ettiği kalarifer yakıtı için fiyat farkı isteyemezse de, kararnamenin yürürlüğünden sonraki dönemde teslim edilen kalarifer yakıtı için fiyat farkı isteyebilir. Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, davacı sadece 5.5.2005 tarihinden sonraki dönemde teslim edilen akaryakıt için fiyat farkı talep edebilecektir. Mahkemenin bu yönü göz ardı ederek davayı tümden reddetmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.