Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7536 E. 2010/12689 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7536
KARAR NO : 2010/12689
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki işlem iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davacılardan … … …’nin oğlu, diğer davacıların kardeşleri, davalılardan…’nin ise eşi olan …’nin 9.1.2004 tarihinde öldüğünü, davalı …’ın murisi …’ın babası olan ortak murisleri … …..’nin (davacı …’in eşi, davacılar … ve …’ın babaları) ise, 28.10.1998 tarihinde öldüğünü, ortak muris …’in ölümünden sonra, tek erkek kardeşleri (davacı …’in oğlu) olan davalının eşi …’a, muristen kalan Balkan Pastanesinin işletilmesi için 2.11.1998 tarihinde vekaletname verdiklerini, söz konusu vekaletnamenin, sadece işletmenin devamı için gerekli işlemlerin yapılmasına yönelik olup, devir yetkisini içermediğini, oysa ki vekilleri …’ın, yetkisi olmadığı halde, kendilerine vekaleten davalı Belediyeye 28.1.1999 tarihli taahhütname verdiğini, bu taahhütnameye istinaden, davalı Belediye ile murisleri … arasında, …. Pastanesinin bulunduğu taşınmaza ilişkin daha önce yapılmış olan, 1.3.1985 tarihli kira sözleşmesinin, davalının murisi …’a devredildiğini, davalı Belediyenin de, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, ortak muris … adına olan kira sözleşmesini, … adına yeniden düzenlediğini, yetki aşımı suretiyle verilen taahhütnamenin ve buna dayalı olarak yapılan devir işleminin geçersiz olduğunu, öte yandan, vekaletname kapsamında olmamasına rağmen, vekilleri …’ın, ortak muris …’in, … Küçük Sanayi Sitesindeki ikinci işyerinin de kendisine devredilmesi için, davalılardan Kooperatife 15.12.1998 tarihli dilekçeyle başvurduğunu, bu dilekçede kendilerine ait olduğu iddia edilen imzaların sahte olduğunu, dolayısıyla davalı Kooperatif tarafından yapılan devir işleminin de geçersiz olduğunu ileri sürerek, davalı …’ın murisi … ile davalı Belediye arasında düzenlenmiş olan Balkan Pastanesine ait kira sözleşmesinin ve yine Küçük Sanayi Sitesindeki işyeri ile ilgili olarak davalı Kooperatif ile imzalanan devir işleminin iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
2010/7536-12689
Davalı …, davanın zamanaşımına uğradığını, vekaletname ve taahhütnamelerin geçerli olduğunu, murisleri …’ın ölümü üzerine her iki ticari işletmenin de, mirasçıları olarak kendisi ve iki çocuğuna kaldığını, davalı Kooperatif ve Belediye Başkanlığı, davanın zamanaşımına uğradığını, kiracı ve işletme sahibi olan … …’nin vefatından sonra, yapılan başvuru üzerine oğlu … ile sözleşme yapıldığını, …’in diğer mirasçıları olan davacıların da bu işleme muvafakat ettiklerini savunarak, davanın reddini dilemişler, davalı … … ise, vekaletnamenin kötüye kullanılması nedeniyle yapılan sözleşmelerin geçerliliğinin bulunmadığını, bu nedenle davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, davalı Belediye ile … arasında yapılan kira sözleşmesinin, vekaletname ve taahhütnamelere uygun olduğu, geçersizliği iddialarına itibar edilemeyeceği, aynı şekilde Küçük Sanayi Sitesinde bulunan büfenin işletme hakkının …’a devredilmesine ilişkin işlemin de hukuka aykırı olduğunun kanıtlanamadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar ve davalılardan …’ın murisi (eşi) … ile davalı … …’nin ortak murisleri olan … …’nin, biri davalı Belediyeden kiraladığı Balkan Pastanesi, diğeri de, davalı Kooperatiften kiraladığı büfe olmak üzere, iki adet işletmesinin bulunduğu, kök muris …’in 28.10.1998 tarihinde ölümü üzerine, davacılar … …, … ile davalı … ve davalılardan …’ın eşi …’ın mirasçı olarak kaldıkları, davacıların murislerinden kalan iki adet işyerinin işletilmesi konusunda tek erkek mirasçı olan davalı …’ın eşi …’a 2.11.1998 tarihinde vekaletname verdikleri uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekil …’ın davacılara vekaleten yapmış olduğu tasarrufların geçerli olup, olmadığı konusuna ilişkindir. O halde uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, davacılar tarafından verilen vekaletnamenin içeriği ve kapsamı üzerinde durulmalı, bunun sonucuna göre de vekil tarafından vekaleten verilen taahhütname ve yapılan işlemlerin, hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı irdelenmelidir.
Davacılar tarafından …’ye verilen 2.11.1998 tarihli vekaletnamede, iştigal mevzuu, pastane işletmeciliği (… Pastanesi) olarak gösterilmiş, devamında da, “Yukarda iştigal mevzuu ve adresi yazılı bulunan işyerimi işletmeye, çalıştırmaya, bu konularla ilgili olarak benim yapmam gereken tüm işlemlerin tamamını benden farksız olarak ifa ve ikmale, işletmeyi çalıştırmaya, yönetmeye, mal almaya, satmaya, gerekli evrakları imzalamaya….Belediyeler, mülki ve idari amirlikler ve diğer bilimum resmi ve gayri resmi daireler nezdinde olacak işleri takibe, bildirge ve beyannameleri tanzim ve imzalamaya, ilgili yerlerden alınması gereken izinleri, evrak ve belgeleri istihsale, bütün bu hususlardan dolayı benim tarafımdan imzalanması gereken her türlü beyanname, dilekçe, taahhütname, muvafakatname ve diğer evrakları tanzim ve imzalamaya….” sözlerine yer verilmiştir. Vekaletnamenin bu içeriğine göre, Balkan Pastanesi adlı ticari 2010/7536-12689 işletmenin işletilmesi, devamının sağlanması ve bu sırada yapılması gerekli olabilecek diğer bazı işlerin yerine getirilmesi amacıyla yetki verilmiş olduğu görülmektedir. Vekaletnamede, kök muristen kalan söz konusu ticari işletmenin, vekil …’ye devredilmesi konusunda herhangi bir yetki verilmediği gibi, bu sonucu doğuracak bir işlemin yapılması konusunda da bir muvafakatname veya taahhütname verilmiş değildir. Vekaletnamede sözü edilen “taahhütname” ve “muvafakatname” sözleri ise, işletmenin devredilmesi konusunda değil, işletmenin varlığını sürdürmesi amacıyla ve bu doğrultuda, tüm mirasçılar tarafından onay verilmesi gerekli olabilecek işlemler için kullanılmıştır. Bu itibarla, bu vekaletnameye dayanarak vekil …’ın, vekalet verenler adına, 28.1.1999 tarihli taahhütname ile, “1.3.1985 tarihli kira sözleşmesinden dolayı hak talep etmediğimi, kira sözleşmesinin, mirasçılardan … ile … Belediye Başkanlığı arasında yapılmasına muvafakat ettiğimi taahhüt ederim.” Şeklinde bir taahhütname vermeye yetkisi olmadığından, böyle bir taahhütnamenin hukuki sonuç doğurması da mümkün değildir. O halde bu taahhütnameye dayanarak, … ile davalı Belediye arasında yapılan 1.2.1999 tarihli kira sözleşmesi de hukuken geçerli ve bağlayıcı olmayıp, davacıların, vekilin yaptığı bu işlemle ilgili “tasarrufun iptali” taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Davacılar, vekilleri ….’ın, ortak muris …’in, ikinci işyeri olan, … Küçük Sanayi Sitesindeki büfenin de kendisine devredilmesi için, davalılardan Kooperatife 15.12.1998 tarihli dilekçeyle başvurduğunu, ancak bu dilekçede kendilerine ait olduğu iddia edilen imzaların sahte olması nedeniyle, davalı Kooperatif tarafından vekil …’a yapılan devir işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek, bu işlemin de iptaline karar verilmesini istemişlerse de, mahkemece bu hususta yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Gerçekten de, 2.11.1998 tarihli vekaletname, sadece Balkan Pastanesinin işletilmesi ile ilgili olup, Sanayi Sitesindeki büfe ile ilgili herhangi bir vekaletname verilmediği gibi, Vekil … tarafından Kooperatife sunulan ve davacıların da imzalarının bulunduğu, “… …’nin işletmecilik haklarının mirasçısı olan oğlu …’ye devrinin yapılmasına” ilişkin dilekçedeki imzalara da, davacılar tarafından, sahte olduğundan bahisle itiraz edilmişse de, mahkemece herhangi bir imza incelemesi yaptırılmamıştır. Kök muris … …’nin işletmesinde bulunan ve ölümü ile birlikte işletme hakkı tüm mirasçılarına geçen, söz konusu büfe işletmesinin, mirasçılardan …’a devredilebilmesi için tüm mirasçıların buna rıza ve muvafakatlarının bulunması gerekli olup, 15.12.1998 tarihli dilekçedeki imzalar inkar edildiğine göre, ancak yapılacak bir imza incelemesinden sonra diğer mirasçıların bu devre muvafakat edip etmedikleri belirleneceğinden, gerekli imza incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde bu talebin de reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2010/7536-12689
SONUÇ: Yıkarda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA. peşin alınan 13.10 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.