YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5051
KARAR NO : 2010/14801
KARAR TARİHİ : 09.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 9.3.2005 tarihinde dava dışı … ile imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine davalıların kefil olarak imza attıklarını, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yaptıklarını, ancak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davalı …’ın itirazının 10.000 TL asıl alacak 911.11 TL işlemiş faizi, 45.56 TL BSMV üzerinden, davalı …’ın ise 10.000 TL asıl alacak 933.33 TL işlemiş faizi, 46.64 TL BSMV üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı banka ile dava dışı … arasında imzalanan sözleşmenin adı genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi olarak yapılmış ise de, alınan kredinin taksitler halinde ödenmesine dair ödeme planının yapılmış olması ve banka tarafından gönderilen kredi sözleşmesinin eki belgelerde de tüketici kredisi ödeme planının sunulması ve bilirkişi tarafından da alınan kredinin tüketici kredisi olduğunun belirlenmesi karşısında, uyuşmazlığın tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazların incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince davalı … tarafından temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca da diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 162.70 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.