Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12420 E. 2010/4964 K. 13.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12420
KARAR NO : 2010/4964
KARAR TARİHİ : 13.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalılardan … … adına kayıtlı olan aracı diğer davalı … …’dan harici sözleşme ile satın alıp bedelini ödediğini, davalı …’in aracı satması için diğer davalı … …’e vekaletname verdiğini, ancak daha sonra davalı …’in davalı … ‘e muvaazalı olarak borçlanması sonucu yapılan icra takibi neticesinde aracın elinden alındığını, tüm davalıların olayda el ve fikir birliği içinde hareket ettiklerini ve bu nedenle araç bedelinden birlikte sorumlu olduklarını ileri süreret aracın adına tescilini, olmaz ise araç bedeli olarak ödediği 6.400.00 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı … …, davacıyı tanımadığını, bedelde almadığını, kendisinin de dolandırıldığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle tescil istenemeyeceği, davacının ancak parayı ödediği davalı … …’dan talepte bulunabileceği gerekçesiyle tescil talebinin reddine 6.400.00 TL.nın davalı … …’dan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, tüm davalıların el ve fikir birliği ile kendisini zararlandırıcı işlem yaptıklarını ileri sürerek talepte bulunmuştur. Mahkemece, davacının sadece
2009/12420-2010/4964
sözleşmede taraf olan davalı … …’dan talepte bulunabileceği kabul edilerek diğer davalılar hakkındaki dava reddedilmiştir. Ne var ki, davacının tüm davalılar hakkında kendisini dolandırdıkları iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunduğu ve davalılar hakkında … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/592 E.numarasında kayıtlı kamu davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Ceza davasında verilecek kararın, haklarında dava reddedilen diğer davalıların eldeki davada hukuki durumlarını etkileyeceği sabittir. Hal böyle olunca, az yukarıda belirtilen ceza davasının sonucunun beklenilerek, verilecek karar sonrası haklarında dava reddedilen davalıların hukuki sorumluluklarının tayin ve tesbiti gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, açılan ceza davasının sonucu beklenilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 90.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.