Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1787 E. 2010/5185 K. 15.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1787
KARAR NO : 2010/5185
KARAR TARİHİ : 15.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalıların … mahkemesindeki davasını takip edip sonuçlandırdığını icra aşamasında haksız olarak azledildiğini, 10.9.2001 tarihli ücret sözleşmesi gereğince hakettiği ücretin ödenmediğini, tahsili için yaptığı takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının … mahkemesindeki davayı sonuçlandırdıktan sonra başkaca hukuki hizmet almak istemediklerinden vekalet ilişkisini sonlandırdıklarını, ortada tahsil edilmiş bir alacak bulunmadığından ücretin muaccel olmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 13.041 TL. Üzerinden itirazın iptaline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı avukat ile davalılar arasında yapılan 10.9.2001 tarihli ücret sözleşmesinde; avukatın üzerine aldığı işin … … Mahkemesi’nin 2001/1588 esas sayılı dosyasının neticelendirilmesi olduğu açıklandıktan sonra, sözleşme konusu işten dolayı avukata dava sonunda kazanılacak tazminat miktarının yasal faizleri ile birlikte icra kapak
2010/1787-5185
hesabı üzerinden yasal kesintileri düşüldükten sonra müvekkilin eline geçecek toplam paranın % 15’nin ücret olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı avukatın aldığı vekalet ile davalı vekili olarak … mahkemesindeki davayı takip edip sonuçlandırdığı ve 11.12.2006 tarihinde azledildiği ve azilden sonra davalı adına başka avukat vasıtasıyla ilamın icraya konulduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 1136 sayılı kanunun 164/2 maddesine göre, “ davada gösterilen başarıya göre değişmek ve % 25’i aşmamak üzere , dava olunan veya hükmolunacak şeyin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir “ hükmüne göre sözleşmede başarıya göre değişen ücret belirlenmediği gibi, 164/3 maddesine göre de dava sonucuna katılma koşulunu içermesi nedeni ile geçersizdir. Mahkemece , dava değeri ile icra takip değeri üzerinden 13.1.2004 tarihli avukatlık kanununun 164/4 maddesi gereğince % 10 oranına tekabül eden vekalet ücretine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi Avukatlık Kanununa 13.1.2004 tarihinde 5043 sayılı kanun ile eklenen geçici 21. maddeyi iptal ettiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunun hükümlerinin uygulanması gerekir. Somut olayda, taraflar arasındaki ücret sözleşmesi yukarıda açıklandığı üzere geçersiz olduğuna göre, bu sözleşme tarihinde yürürlükte olan 4667 sayılı kanunla değişiklikten önceki 163/son maddesi gereği, o tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, İcra dosyasının tahsil edilip edilmediği de araştırılarak ve takip edilen … Mahkemesi’nce hükmolunan değer üzerinden davacı avukatın hak ettiği ücretin belirlenmesi gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya ayıkırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 95.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.