Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/1402 E. 2010/1437 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1402
KARAR NO : 2010/1437
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, taşeron alacağının tahsili için girişilen icra takibine, davalının itirazının iptâli takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davacı taşeron alacağının işin kesin kabulünün yapılmasından sonra iade edilmesi gerektiği ve henüz kesin kabulün yapılmadığı gerekçesiyle (236.166,18 TL) alacak isteminin reddine karar verilmiştir. Davacının davalıdan bu miktar alacağı olduğunda uyuşmazlık yoktur. Ancak kesin kabul yapılmadığı için davalı ödemeye yanaşmamaktadır. Oysa davalı ile asıl iş sahibi Belediye arasında 05.04.2005 tarihinde işin geçici kabulü yapılmış olup davacının ayıplı ve eksik imalât yaptığına dair bir belirlemeye yer verilmemiştir. Geçici kabul tarihinden itibaren 1 yıl sonra işin kesin kabulünün yapılması gerektiğinden davacının bu tarihten itibaren %5 kesinti miktarını talep etmeye hakkı olduğu ortadadır. Bu nedenle mahkemece (236.166,18 TL) kesin teminat kesintisinin 05.04.2006 tarihinden başlamak üzere işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken istemin reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalı yüklenicinin diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, davacının SGK ile ilişiği kalmadığından bahisle bu konuda kesinti yapılmadan hükme varılmış ise de, dosyada mevcut SGK’nın 29.06.2009 tarihli yazısında davacının noksan işçilik bildiriminde bulunması sebebiyle inceleme başlatıldığı açıklanmış ve davalı da bu nedenle davacı namına (129.587,02 TL) ödeme yaptığını belirtmiş olduğundan, mahkemece bu konuda inceleme yapılarak, ödeme yapılıp yapılmadığı ve ödemenin, davacının noksan işçilik bildiriminden kaynaklanıp, kaynaklanmadığı saptanıp davacının borcunun saptanması halinde davacı alacağından düşülerek dava sonuçlandırılmalıdır.
Karar belirtilen sebeplerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bendi gereğince davacı …Genel İnş. Taah. ve San. Ltd. Şti., 3. bent uyarınca da davalı …İnş. Müh. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, 750,00’şer TL vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 15.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.