YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10542
KARAR NO : 2010/3244
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının elektrik abonesi olduğu konulu dava dışı şahsa kiraladığını, kiracı dava dışı şahsın konutta kaçak elektrik kullandığının 8.3.2004 tarihli tutanakla belirlendiğini, davalının fiili kullanıcı olmasa dahi abone olması nedeniyle kaçak kullanım bedelinden sorumlu olduğunu, davalının borcu ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, dava dışı kiracının kaçak kullanımından kendisinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kaçak kullanımdan davalı abonenin de sorumlu olduğu gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu benimsenerek itirazın 2.812.48 TL üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalıya ait bulunan ve davalının elektrik abonesi olduğu konutta kiracı olarak oturan dava dışı şahsın kaçak elektrik kullandığı ve bu hususun 8.3.2004 tarihli tutanakla belirlenerek kaçak kullanımdan dolayı borç tahakkuk ettirildiği hususu ihtilafsızdır. Öte yandan takibe konu borcun tamamının da kaçak elektrik bedeli olduğu da sabittir. Kural olarak abone olan şahıs aboneliğe tahakkuk ettirilen bedelden sorumludur. Ne var ki, abone olmayan dava dışı kiracının kaçak elektrik kullanması haksız fiil mahiyetinde olup, haksız fiilin sonuçlarından da haksız fiili işleyen kişi sorumludur. Davalı abonenin, kaçak elektrik kullanımında herhangi bir dahlinin olduğu ve kaçak elektrikten
2009/10542-2010/3244
yararlandığı da iddia edilmemiştir. Hal böyle olunca haksız fiil mahiyetinde olan ve dava dışı şahıs tarafından gerçekleştirilen kaçak elektriğin bedelinden davalının sorumlu tutulması olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 38.30 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.