YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3838
KARAR NO : 2011/6917
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının şirket ürünleri olan ilaçları tanıtmak, doktor ve eczaneleri düzenli ziyaret etmekle sorumlu olduğunu, görevi süresince başarılı şekilde ürün tanıtımında bulunan davacının, davalı şirket adına farklı bölgeler ve illerde çalıştığını, başarılı çalışmalarından dolayı her dönem prim ödemesine layık görüldüğünü, davalı işverenin fesih gerekçesi olarak davacının hekim raporlama sisteminde yalan beyanda bulunduğunun ileri sürüldüğünü, savunması alınmadan iş akdinin feshedildiğini, iş akdinin feshinin hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğunu, yapılan feshin kötü niyetli olduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının görevinin doktor ve eczaneleri düzenli olarak ziyaret etmek ve sorumlu olduğu ilaçları tanıtmak, reçetelerde yer almasını sağlamak olduğunu, davacının 22/04/2003 tarihinde mesai saatleri içerisinde programında yazılı olan ünitede bulunmaması, hedef hastanedeki baş eczacıyı ziyaret etmemesi ve yapılan program değişikliğini bölge müdürüne haber vermemesi nedeniyle yazılı olarak savunmasının alındığını, davacının alınan savunmasında hatalı davranışlarını kabul ettiğini, bir daha tekrarlamayacağını belirttiğini, ancak davacının daha sonra ziyaret etmediği eczaneleri … analizlerinden alınan verilere göre ziyaret etmiş gibi rapor düzenlendiğinin tespit edildiğini, doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davalı şirketin güvenini kötüye kullandığının göstergesi olan davacının bu davranışının derhal fesih sebebi olduğunu, davacının uzun yıllar çalışmış olması ve kendisi açısından olumsuz bir referans oluşturmamak adına iş sözleşmesinin 4857 sayılı yasanın 17. maddesine göre yasal hakları ödenmek suretiyle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin işçinin davranışlarından kaynaklanan sebebe dayalı olarak feshedildiği, işverence davacının savunması alınmış ise de bu savunmasındaki davalının ileri sürdüğü yalan beyana ilişkin davalı beyanlarının ispatlanamadığı, kaldı ki dinlenen davacı tanıklarının davacının savunmasının geçen olayların 2008 yılı ekim ve kasım ayları ile ilgili olduğu, 2008 yılındaki olaylar nedeniyle davacının işine son verildiğini beyan ettikleri, davalı tanıklarının da bu olayı doğruladığı, işverence alınan savunmanın 4857 sayılı Kanunun 19/2. maddesinde öngörülen savunma alma şartını yerine getirmediği, davacının başarılı performans göstererek prim aldığının da tanıklar tarafından ifade edildiği, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar vermiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları İş Yasasının 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Yasasının 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence, Nisan 2008 ayından itibaren Genesys analizlerinden alınan verilere göre farklı tarihlerde bazı hekimleri ziyaretleri işlemiş olduğu halde, ilgili hekimlerle yapılan görüşmelerde kendilerini aslında ziyaret etmediğinin ortaya çıkması nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatları ödenerek feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, davalı işverenin Van’da bölge müdürlüğü bulunmamakta, bu ildeki bir irtibat bürosu yardımıyla tanıtım işleri yürütülmektedir. Bu amaçla davacının zaman zaman …’a gittiği, işin yapılan ziyaretleri işverene raporlama şeklinde yürütüldüğü anlaşılmaktadır. İşçi daha önce de gerçekleştirmediği doktor ziyaretlerini yapmış gibi işverene raporlamada bulunmuş, bu anlamda savunması alınmıştır. Feshe neden olan eylemi ile arada uzun bir zaman aralığı bulunduğu düşünülse dahi, işçinin yaptığı işin ilgili doktor ve eczacıları bire bir ziyaret şeklinde gerçekleşmesi gerektiği, işin başarısının işçinin samimiyeti ile doğrudan ilgili olduğu açıktır. Yargılama sırasında dinlenen davacının amiri konumundaki davalı tanıkları, …’a gidip gelen davacının yaptığı işin denetimi sırasında bazı ziyaretleri hiç gerçekleştirmediğini, ilgili eczacı ve kalfaların kendisini hiç tanımadıklarını söylemeleri üzerine anladıklarını, savunmasında da eczaneleri refleks olarak işaretlediğini beyan ettiğini, bu şekilde çalışmayı alışkanlık haline getirdiğini düşünmeleri nedeniyle iş sözleşmesini feshettiklerini ifade etmiştir. İşçinin hizmet süresine göre bu eylemleri gerçekleştirmesi iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 08.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.