YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/438
KARAR NO : 2010/240
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu iptâli tescil ve alacak istemleriyle açılmış, mahkemece ıslah da dikkate alınarak alacak isteminin kabulüne karar verilmiş, karar davalı yüklenici vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar ve dava dışı arsa sahipleriyle yüklenici … arasındaki 08.08.2003 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 16. maddesinde paylaşımın %50 olacağı kabul edilmiş, arsa sahiplerinin yükleniciden alacağı dairelerin daha sonra belirlenmesi kararlaştırılmıştır. Proje ve inşaat ruhsatından dava konusu taşınmaz üzerine 7 adet daire ve 2 adet dükkan yapılmasına izin verildiği anlaşılmaktadır. Davacılar ile davalı yüklenici arasında 03.10.2005 tarihinde adi nitelikte “Ek Protokol” başlıklı belge düzenlenmiştir. Davacılar da ek protokol ile kendilerine verilecek dükkân sayısının ikiye çıkarıldığını iddia ederek bu davada istekte bulunmuşlardır. Davalı yüklenici sözleşmede kararlaştırılandan fazla sayıda dükkân yapılmasının mümkün olmadığını, sözleşmedeki paylaşım uyarınca %50 oranı dikkate alındığında kendisine 3,5 daire 1 dükkân, arsa sahiplerine de yine 3,5 daire 1 dükkân düştüğünü, davacıların ikinci dükkân istemlerinin haksız olduğunu savunmuştur.
Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri tapuda pay devrini içerdiğinden noterde düzenleme şeklinde yapılmaları zorunludur. Bu husus sözleşmelerin geçerlilik şartıdır. BK’nın 12. maddesinde bu nitelikteki bir sözleşmenin tadilinin de aynı şekle uyularak yapılması kuralı kabul edilmiştir. Dosyada bulunan davacıların davalarına dayanak yaptıkları 03.10.2005 tarihli Ek Protokol noterden düzenleme şeklinde yapılmadığından ve davalı yüklenicinin yükümlülüklerini artırdığından geçersizdir. Ayrıca sözleşmede kararlaştırılan 7 adet daire ile 2 adet dükkân dışında başka dükkân yapılmadığı dikkate alındığında, arsa sahiplerini payına bir dükkân düşmesi nedeniyle davacı arsa sahiplerinin ikinci dükkân yönünden olan talepleri kabul edilemez. Mahkemece bu konuda yanılgıya düşülerek ikinci dükkân bedeli olarak davacı arsa sahipleri yararına tahsil kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davanın açılmasından önce davalı yüklenici ihtarname gönderilerek temerrüde düşürülmediğine göre, dava dilekçesinde istenilen miktar için dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden de ıslah harcının yatırıldığı 31.03.2008 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, karar altına alınan alacağın tamamı yönünden dava tarihinden itibaren faiz yürütülerek hüküm kurulması da kabule göre bozma nedenidir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davalı yüklenicinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. ve 3. bentler gereğince davalı yüklenici yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil edilen davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.