YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14397
KARAR NO : 2010/5289
KARAR TARİHİ : 19.04.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 28.09.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile Alışveriş merkezindeki B01 numaralı dükkanın “çay evi” olarak işletilmesi konusunda anlaştıklarını, kiralayan tarafından sunulan projede mecurun dükkan olarak gösterildiğini, sözleşmeye göre, mecurun çalışma izni ve resmi işlemler için gerekecek her türlü evrakın kiralayan tarafından sağlanması gerektiğini ancak taşınmazın onaylı mimari projesinde dükkan olarak değil, otopark olarak gösterildiğini bu nedenle ilgili Belediyenin … yeri ruhsatı vermediğini ve dükkanı 11.08.2008 tarihinde kapattıklarını, yeniden aynı … yerinin açılmasının mümkün olmadığını, 15.08.2008 tarihinde gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi haklı nedenle fesh ettiğini, belirterek, teminat olarak verilen 17.160 ABD Doları bedelli senedin iptali ile iadesine, sözleşmenin haklı nedenle fesh edildiğinin tespitine ve sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş; birleşen davasında kiralananın kapatılarak, kendisine idari para cezası kesildiğini ve işyerini çalıştıramadığını belirterek yoksun kalınan kara karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL ’nin davalıdan tahsili ile akti vekalet ücreti ile idari para cezasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Davalı cevap dilekçesinde; Davacıya mecurun durumu ile ilgili olarak sözleşme kurulmadan evvel bilgi verildiğini ve ilgili Belediyeler nezdinde girişimlerin devam ettiğini, davacının bu durumu kabul ederek faaliyetine başladığını ve kesintisiz olarak burasını işlettiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince ruhsat v.b izinleri alma yükümlülüğünün davacıda olduğunu bildirerek davaların reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl davada; davacının sözleşmeyi haklı nedenle fesh ettiği belirtilerek davanın kabulü ile 17.160 $ bedelli teminat senedi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Birleşen davada ise; Davanın reddine
karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair Temyiz itirazlarının reddi gerekir,
2-Kira sözleşmeleri iki taraflı borç doğuran sözleşmeler olup, Kiracı kiralananı sözleşmenin amacına uygun surette kullanmaya ve işletmeye mecbur olduğu gibi, kiraya veren ise kiralananı başlangıçtan itibaren sözleşme gereğince kullanıma salih bir halde ve her türlü ayıptan ari olarak kiracıya teslim ve sözleşmenin devamı müddetince de bunu sağlamak zorundadır. Davalı Alışveriş merkezinde yer alan dava konusu işyerini davacıya kiraya verdiğine göre; işyerinin onaylı mimari projede dükkan olarak değil otopark olarak yer aldığını davacı kiracıya bildirmekle yükümlüdür, zira taraflar sözleşmenin kurulması esnasında birbirlerine tam ve doğru olarak bilgi vermek zorundadırlar. Bu durumda davaya konu taşınmazın sözleşme gereğince kiranın başladığı tarihte hukuki ayıptan ari bir şekilde teslim edilmediği, böylece kiralayan davalının kiracıya karşı yasal borcunu ifa etmediği sübuta ermiş bulunmaktadır.
Borçlar yasasının 249.maddesi gereğince; kiralananın sözleşmede amaçlanan biçimde kullanılmasının olanaksız olması halinde kiracının sözleşmenin feshini isteme hakkı olup, gerçekleşen somut olayda Davacı kiracının, seçimlik hakkını, aktin feshi şeklinde kullanarak, Hukuki ayıp nedeni ile kar yoksunluğunu talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde; mahkemece, tarafların delil ve karşı delilleri taplanarak, hasıl olacak sonuç çerçevesinde; BK.98 maddesinin 2.fıkrası yollaması ile akti ilişkilerde uygulanması gereken aynı kanunun 44.maddesi hükmü tazminatın takdirinde gözönünde bulundurularak, davacının işyerinin kapatıldığı tarihten itibaren ne kadar süre sonra yeni bir işyeri açabileceği hususu araştırılarak bu süre dikkate alınmak suretiyle gelir kaybına hükmedilmesi yönünde karar verilmesi gerektiği halde bu hususa riayet edilmediği anlaşılmakla, hükmün davacı yararına Bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1-Yukarıda 1.bentte açıklanan neden ile Davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının Reddine, 2-İkinci bentte açıklanan neden ile temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.