Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/14752 E. 2010/16404 K. 07.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14752
KARAR NO : 2010/16404
KARAR TARİHİ : 07.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın men’i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı-karşı davalı, davaya konu mecuru 16.10.2006 tarihinde kaplıca işletmesi ile imzalamış olduğu kira sözleşmesi uyarınca kiraladığını, bundan önce bu yere ilişkin olarak haksız işgalleri nedeniyle hazine tarafından meni müdahale ve kal istemli dava açılıp aleyhlerine sonuçlandığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra kaplıca işletme idaresinin 18.08.2008 tarihli yazısı ile kira akdinin yok sayıldığını ve mahkeme hükmü gereğince işlem yapılmasının bildirildiğini, halbuki 6570 sayılı ve 2886 sayılı yasada “sözleşmenin yok sayılmasına” dair böyle bir düzenleme bulunmadığını, kiralanan yer için Termal Belediyesi tarafından 15.11.2006 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatı verildiğini, idarece yasa dışı tahliye yoluna başvurulduğunu ileri sürerek kiracılığının tespiti ile muarazanın giderilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı, kesinleşmiş yargı kararları gereğince davacının babası … tarafından dava konusu yere yapılan tecavüzün meni ve yapıların kal’ine karar verildiğini, kararın infazı için takip başlatıldığını henüz infaz işlemi yapılmadığını, dava konusu yerin mülkünün hazineye ait olup … Bakanlığına tahsisli olup, 3653 sayılı yasa gereğince özel düzenlemeye tabi olduğunu, kaplıca işletmesince yapılan kiralamanın mevzuata uygun olmadığını, idareyi temsilen kiralama yapan şahsın yönetmelik hükümlerine aykırı olarak 6.maddedeki şartlara riayet etmeden kiralama yaptığını, ihale komisyonunda yönetmelik gereğince …
2010/14752-16404
temsilcisinin de bulunması gerektiğini, dolayısıyla davacının dayandığı protokolün hukuken geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, karşı davası ile de, davacının dayandığı protokolün geçersizliğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile taraflar arasında aktedilen protokolün hukuken geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu … Termal Kaplıca İşletmesi içinde bulunan yeri 16.10.2006 tarihli protokol ile kafeterya olarak işletmek üzere kiraladığını, … Kaplıca İşletme Müdürlüğü’nün 18.8.2008 tarihli yazıları ile, kira akdinin geçersiz sayıldığı ve tahliyesinin istenildiğini bildirerek taraflar arasında çıkan muarazanın giderilmesini istemiştir. Davalı … vekili, Kaplıca İşletmesi tarafından yapılan kiralamanın “… Termal Kaplıcalarının Gerçek Kişilere Veya Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Kiralanmak Veya Restore Et-İşlet-Devret Usulü İle Devredilmek Suretiyle İşletilmesine Dair Yönetmelik” hükümlerine aykırı olduğunu, kiralamayı yapan idareci-yönetici hakkında da yasal işlemlerin yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiş, karşı davası ile de, ilgili yönetmeliğin 6.maddesi gereğince davacı ile aktedilen protokolün geçersizliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, protokolün 2886 sayılı yasadaki özellikleri ve şartları taşımadığı, hukuken geçersiz olduğu, protokolü idare adına imzalayan Abdülbaki Keleş’in yetkisini aşmak suretiyle kişisel insiyatifi ile protokolü imzaladığı, bu protokolün idareyi bağlamayacağı gerekçesiyle taraflara arasında aktedilen protokolün hukuken geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki protokol 16.10.2006 tarihli olup, davalı tarafından 18.8.2008 tarihli yazı ile protokolün geçersiz olduğu bildirilmiştir. Taraflar, bu süre zarfında -2 yıl boyunca- edimlerini yerine getirdiklerine göre geriye dönük olarak işlem yapılarak protokolün geçersizliğini ileri sürmek MK’nun 2. maddesinde belirtilen iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz ve hukuken himaye edilemez. Aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.