Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13930 E. 2010/5189 K. 15.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13930
KARAR NO : 2010/5189
KARAR TARİHİ : 15.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı 20.7.1998 tarihli resmi olmayan sözleşme ile davalıya ait 1 numaralı bağımsız bölümü 3.250 TL ödeyerek satın aldığı halde devir işlemlerinin yapılmaması nedeniyle öncelikle taşınmazın adına tesciline olmadığı takdirde rayiç değeri olarak 100.000 TL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece cebri tescil talebinin reddine,ödenen satış bedelinin dava tarihi itibarıyla denkleştirilmiş değeri 50.409 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalıya ait tapulu taşınmazı resmi olmayan sözleşme ile 3.250 TL ödeyerek satın aldığı ancak tapu devrinin verilmediği hususları taraflar arasında ihtilaflı değildir.Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.634, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri). O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler.
Bu durumda mahkemece yapılacak …; davacının ödediği satış bedelinin dava tarihi itibarıyla çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle (azalan alım gücünün) (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücünün hesaplanması gerekir.Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda verilen paranın mevduat olarak değerlendirilmesine ilişkin bölümde veriler üç aylık, altı aylık,bir yıllık olarak hesaplanmış, altın olarak değerlendirmesine
2009/13930-2010/5189
ilişkin bölümde ise veriler külçe altın,cumhuriyet altını olarak hesaplanmıştır. Her bölümün kendi içinde ortalaması alındıktan sonra mevduat, altın, asgari ücret, döviz, tefe, tüfe endeksine göre hesaplanan verilerin ortalaması alınması suretiyle hesaplama yapılması gerekirken bölüm başlıkları içindeki çeşitlendirme kalemlerinin her biri müstakil olarak ortalamaya katılması suretiyle farklı değere ulaşılmasına sebebiyet verilmiştir. Daha açık bir ifade ile, bilirkişi raporunda, asgari ücret, döviz, Tefe, Tüfe kalemleri mevduata ait 3 aylık-6aylık-1 yıllık verileri,altına ait külçe altın-cumhuriyet altını verileri ile beraber 9 kalem olarak toplamı alınarak ulaşılan 453.684,42 TL rakamının dokuza bölünmesi suretiyle satış bedelinin dava tarihi itibarıyla ulaştığı değer 50.409,38 TL olarak hesaplanmış ve bu miktar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Halbuki bilirkişi raporunda, mevduat olarak değerlendirme bölümünde 3 aylık olarak değerlendirildiğinde 77.805,42 TL 6 aylık olarak değerlendirildiğinde 69.549,40 TL 1 yıl vadeli olarak değerlendirildiğinde 71.612,41 TL ye ulaşacağı açıklanmıştır. Bu rakamların ortalaması alındığında satış bedelinin mevduat olarak değerlendirilmesi sonucu dava tarihinde 72.989,07 TL ye ulaştığı görülmüştür. Yine altın olarak değerlendirme bölümünde, külçe altın olarak değerlendirildiğinde 46.498,09 TL,cumhuriyet altını olarak değerlendirildiğinde 47.549,37 TL ye ulaşacağı açıklanmıştır. Bu rakamların ortalaması alındığında satış bedelinin altın olarak değerlendirilmesi halinde dava tarihinde 47.023,73 TL ye ulaştığı görülmüştür. Bundan sonra mevduat, altın, asgari ücret, döviz, Tefe, Tüfe kalemleri 6 ana başlık altında toplamı alınarak bulunan 260.682,69 TL rakamı altıya bölünerek ortalaması alındığında satış bedelinin dava tarihi itibari ile ulaştığı değer 43.447,11 TL olması gerekir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin, dairemizin yerleşik uygulamalarına ters düşen bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 1.55 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 15.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.