Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12539 E. 2010/12744 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12539
KARAR NO : 2010/12744
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.02.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, maliki bulunduğu 101 parsel sayılı taşınmazın yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait 2376 ve 2395 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı …, davacının aynı zamanda 102 parsel sayılı taşınmazın da maliki olduğunu, lehine geçit tesis edilmesi istenen 101 parsel sayılı taşınmaz ile 102 parsel sayılı taşınmazı bütün olarak kullandığını ve 102 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit tesis edilerek yola çıkışının sağlandığından geçit ihtiyacı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar da davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, 101 parsel sayılı taşınmaz lehine davalı 2376 parsel sayılı taşınmaz dan geçit tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, davacı, 101 parsel sayılı taşınmazının mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğunu ileri sürerek davalılara ait taşınmazlardan geçit kurulmasını istemiştir. Davacı 101parsel sayılı taşınmaz ile sınır olan 102 parsel sayılı taşınmazın da maliki olup 16.05.2007 tarihli keşifte dinlenen tanıklar davacının her iki parseli bir bütün olarak kullandığını beyan etmişlerdir. Yine davalı savunmaları kapsamında Tosya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/72-364 sayılı dosyasında davacının maliki olduğu 102 parsel sayılı taşınmazı lehine 100 ve 111 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde geçit tesis edildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacının 102 parsel sayılı taşınmaz maliki olduğu ve 101 parsel sayılı taşınmaz lehine 102 parsel sayılı taşınmaz üzerinde akdi irtifak tesis ettirebilme imkanı da bulunduğu düşünüldüğünde davaya konu taşınmazın geçit ihtiyacı içinde bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar bir yana bırakılarak davanın reddini yerine yanlış saptama ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 22.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.