YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/453
KARAR NO : 2010/6088
KARAR TARİHİ : 03.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatyıla)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili müvekkillerinin davalı …’ye ait 125 ada 6 parsel nolu taşınmaza davalı … şirketi tarafından yapacağı villalardan almak üzere şirket yetkilisi davalı … ile 23.04.2006 tarihli adi yazılı sözleşme imzaladıklarını, davacıların sözleşmeye uyarak edimleri olan toplamda 170.000 Euro ödediklerini, davalıların taşınmazın tapusunu devredeceğine güvenerek içine yerleştiklerini ve eve masraf yaptıklarını,ancak tapu malikinin önceleri tapu devri için kendilerini oyaladığını, daha sonra 170.000 Euro daha talep ettiğini, taşınmazın değerinin artması nedeniyle sözleşmeden dönmenin yollarını aradıklarını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile adına tescilini, mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç bedelinin davalılardan tahsilini, bu talebin reddi halinde dava konusu taşınmaz için ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Ltd.Şti. ile Davalı …,davanın reddini dilemiştir.
Davalı …, taşınmazı davalı şirketten 2005 yılında satın aldığını, 2006 yılında davalı şirket yetkilisi olan davalı … tarafından taşınmaza müşteri bulunduğu gerekçesiyle Türkiyeye geldiğini, ancak görüşemediğini, satış sözleşmesinin davalı şirket ile yapıldığını, paranın diğer davalıya gönderildiğini, kendisinin sözleşmeye ve şirkete
dahilinin olmadığını, resmi şekilde yapılmaması nedeniyle satışın geçersiz olduğunu savunmuş davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tescil talep edilemeyeceği, ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiği bedeli ödemeyi yaptığı şirketten talep edebileceği diğer davalıların sözleşmeyle ilgilerinin bulunmadığından tazminat talep edilemeyeceği kabul edilerek, 170.000 Euro’nun davalı şirketten tahsiline diğer, davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki harici taşınmaz satış sözleşmesi davacılar ile davalı şirket arasında yapılmış olup, mahkemece taraflar arasındaki gayrimenkul satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığı ve taşınmaz bedelinin davalı şirkete ödenmesi nedeniyle davalı şirket lehine bir sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiği kabul edilerek davalı şirket yönünden tazminat talebine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacılar tarafından harici taşınmaz satışına ilişkin ödenen bedelin davalı …’in hesabına yatırıldığı iddia edilmiş olup, bu iddianın dayanağı olarak yurt dışından … Bankası’na para havalesi yapıldığına ilişkin belge fotokopileri ibraz edilmiştir.Davacıların iddiaları doğrultusunda satış bedelinin davalı …’in hesabına yatırıldığının tespiti halinde, davalı …’in kendisine ödenen bedelden sorumlu olacağı gözönüne alınarak, mahkemece bu hususa ilişkin gerekli araştırma yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2), nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.