YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5887
KARAR NO : 2010/14885
KARAR TARİHİ : 10.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, alacaklısı olduğu 30.7.1999 vade tarihli ve 32.500 DM bedelli bononun tahsilini sağlamak üzere davalı avukat ile anlaştıklarını, davalı avukatın 12.10.2000 tarihinde senedi icra takibine koyduğunu, icra dosyasının 22.10.2004 tarihinde infazen kapandığı halde davalının tahsilatları zamanında kendisine bildirmediğini, icra dosyasında 18.022.182.000 TL tahsil etmesine karşın, kendisine toplam 15.250.000.000 TL ödediğini, ayrıca bonoyu takibe koyarken vade tarihi ile takip tarihi arasında geçen zaman için işlemiş faiz olan 6.100,00 YTL’yi istemediği için zarara uğradığını ileri sürerek, kendisine eksik ödenen miktar ve faizi, istenmeyen faiz alacağı, tahsilatların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faiz zararları olmak üzere toplam 20.500,00 YTL alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı, yazılı sözleşme yapmadıklarını, davacı ile, tahsil edilecek faizlerin kendisine ait olacağı yönünde anlaştıklarını, davacıya geç ödeme yaptığının doğru olduğunu, davacıya 4.500,00 YTL ödeyerek ibraname aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 8291,43 TL faiz alacağının dava tarihi olan 7.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin
2010/5887-14885
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı avukatın görevini ifa ederken . kusurlu davranışı nedeniyle kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek eldeki davayı açmış ve tahsil edilen paraların eksik ve geç ödediğini ileri sürerek uğradığı zararın tazminini istemiştir. Davacı dava dilekçesinde alacağının tahsil edilmesini istemiş alacağına faiz yürütülmesini istememiştir. Mahkemece davacı talebi olmadığı halde alacağa faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent geregi mahkeme ilamının hüküm bölümünün 1 nolu bendinde yer alan “ dava tarihi olan 7.04.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte “sözlerinin hükümden çıkartılarak hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan 106.35 TL temyiz harcının davacıya iadesine ve yine peşin alınan 123.50 Tl temyiz harcının davalıya iadesine, 10.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.