Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15130 E. 2010/8154 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15130
KARAR NO : 2010/8154
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat . ile davacı vekili avukat Bilal Öğütlüoğlu’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 3.253.72 TL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 8.6.2010 gününde oyçokluğuyla karar verild
Davacı, davalının atıksu abonesi olduğunu, ancak, tahakkuk ettirilen atıksu bedelini ödemediği gibi, aleyhine girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, işlettiği hazır beton tesislerinde atıksu üretilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının tükettiği su kadar atıksu ürettiği ve tarifeye göre belirlenen atıksu bedelinden sorumlu olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, atıksu bedelinin tahsiline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kullanılmış suyun uzaklaştırılması (KSUB) hususunda hiçbir hizmet verilmediği durumlarda KSUB adı altında bir ücret istenip istenemeyeceğine ilişkindir. Davacı idarenin Tarifeler Yönetmeliğinin “KONU” başlıklı 2.maddesinde; “İSU’nun 2560 sayılı kuruluş yasasının 2, 6, 9, 13 ve 23.maddelerinde belirlenen görev alanı içerisinde çeşitli kaynaklardan sağladığı içme, kullanma ve sanayi sularının ulaştırılması ve kullanıldıktan sonra uzaklaştırılmaları ile ilgili olarak abonelerine götürdüğü her türlü hizmetin bedeli, teminat ve yaptırımlarıyla bunların tahsili esasları bu yönetmelikle düzenlenir” denilmiştir. Bu madde hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi KSUB istenebilmesi için idarenin mutlaka bu konuda bir hizmet vermesi zorunludur. Idareler tek taraflı çıkaracakları yönetmelik veya tarife ile aksi yönde bir hüküm getirse dahi yasal dayanağı olmadığı için bağlayıcı olacağı kabul edilemez. Nitekim … Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.3.2008 tarihli kararı ile atıksu tarifesinde bu ilkelere uygun değişiklik yapılmıştır.
Somut olayda davalı kullanılan suyun hazır beton üretiminde tüketildiğini, atıksu dahi oluşmadığını savunduğuna göre, mahkemece gerektiğinde mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak şayet, davalının bir atıksu üretmediği ve bu konuda davacının bir hizmet vermediği saptanır ise davanın reddine karar verilmesi gerekir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2009/2035 E, 2009/2999 K. Sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Aksi düşünce ile verilen kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluk kararına katılamıyorum.